WWF Türkiye HakkındaSiz Neler Yapabilirsiniz?Nasıl Yardım EdebilirsinizHaberlerSık Sorulan Sorular

Yerküredeki 4 milyar hektardan fazla alanı ve 110 ülkede yaşayan 1,2 milyar insanın yaşamını doğrudan tehdit eden çölleşme tehlikesiyle yüzleşmek ve ortak akılla hareket etmek zamanı...

17.06.08

17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü 

Küresel iklim değişikliği sonucu dünyanın birçok bölgesinde artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar kuraklık olaylarının sıklığını ve ciddiyetini artırıyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nda; küresel iklim değişikliğinin etkileri de düşünüldüğünde kuraklığın daha ciddi boyutlara ulaşacağını ve daha sık meydana gelmeye başlayacağının altını çiziyor. 

WWF-Türkiye; aşırı su kullanımı, yanlış sulama yöntemleri, orman alanları ve meraların amaç dışı kullanımı gibi nedenlerle hidrolojik döngünün tahrip edildiğini, doğal felaketlere karşı teminatımız olan ekolojik dengenin değiştirildiğini belirtiyor. Sürdürülebilir kullanılmayan topraklarımız iklim değişikliğinin de etkisiyle her geçen gün verimliliğini kaybediyor, bozuluyor. Bugün küresel boyutlarda etkili olan çölleşme ve kuraklık, Türkiye gibi kurak ve yarı kurak iklim kuşağında bulunan ülkelerde aşırı sıcak günlerin sayısında ve orman yangınlarında artış, su kaynaklarında azalma, tarımda verim kaybı, biyolojik çeşitliliğin azalması etkileriyle birlikte görülüyor. Halihazırda artan sıcaklık, yağış miktarındaki azalma, su kaynaklarının tahrip edilmesi ve artan talepler sonucunda kişi başına kullanılabilir su miktarımız giderek düşüyor; erozyon sonucunda verimli topraklar kaybediliyor; tarımda üretim düşüyor ve gıda güvenliğimiz tehlike altına giriyor.

Türkiye, bu etkilerle mücadele etmek için 1998’de Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’ne taraf olmuş, sözleşmeyle sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunulması ve çölleşmeyle mücadele için ulusal bir eylem planı hazırlanması amaçlanmıştır.  

Çölleşmeyle mücade için hızla hareket edilmesi gerektiğini belirten WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak; "Doğal zenginliğimizi doğru yönetemiyor, sürdürülebilir anlayıştan uzak olan madencilik, turizm, şehirleşme anlayışıyla doğal ekosistemlere zarar veriyoruz. Sulak alanların, ormanların ve meraların korunması, toprak ve suyun doğru kullanılması, tarımsal su kullanım politikalarının değiştirilmesi gerekiyor. Kuraklıkla mücadelede, her geçen gün artan sulama talebinin iyi yönetilmesi için su temin etmeye çabalamaktan çok, sürdürülebilir ve entegre havza yönetimi hayati önem taşımaktadır. Yaşadığımız kuraklık göstermiştir ki, ülke olarak kuraklıkla mücadele etmeye hazırlıklı değiliz. Bugüne kadar su kaynaklarının kullanımında ve yönetiminde yapılan hatalara, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle kuraklık da eklenince, her geçen gün başka bir sulak alanımızı kaybediyoruz. Kuraklığın kronik bir soruna dönüşüp su krizi halini almaması için biran evvel su ve alan kullanım politikalarımızı değiştirmek durumundayız. Suyu kullanan ve yöneten taraflar olarak birlikte çalışmalıyız." dedi. 

Bilgi için: Deniz Şilliler Tapan, Basın ve Yayın Koordinatörü dtapan@wwf.org.tr, Tel: 0212 528 20 30

 

 

Yazı Boyutu: A A Gizlilik Kullanım Hakları Bize Ulaşın Site Haritası