WWF Türkiye HakkındaSiz Neler Yapabilirsiniz?Nasıl Yardım EdebilirsinizHaberlerSık Sorulan Sorular

Kuraklığa rağmen Altınekin çiftçisinin yüzü gülüyor: Tuz Gölü Havzası’nda damla sulama seferberliği meyvesini verdi.

07.11.08

Küresel iklim değişikliğiyle beraber son yıllarda yaşanan kuraklık ülkemizi derinden etkilemekte ve özellikle Türkiye’de suyun %72’sini kullanan tarım sektöründe ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Ülkemizin en az yağış alan bölgelerinden biri olmasına rağmen tarımsal üretimde çok önemli bir yere sahip olan Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü’nü de içine alan İç Anadolu Bölgesi; 2008 yılında normalden %15 az yağış alarak kuraklıktan etkilenen bölgelerin başında gelmiştir.  

Bu çerçevede, kuraklığı felaket değil, suyun akılcı kullanımına yönelik uygulamalar için bir fırsat olarak gören Altınekin Kaymakamlığı ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı (ÖÇKK), WWF-Türkiye’nin de katkısıyla başlatılan büyük ölçekli "Altınekin Damla Sulama Projesi"ni başarıyla tamamladı. 

Konya Kapalı Havzası’nın en az yağış alan ve "çok kurak" olarak nitelendirilen Tuz Gölü Havzası’nda uygulanan bu proje kapsamında; Konya’nın Altınekin İlçesi’nde, yaklaşık 5700 dekarlık bir alanda tarım yapan toplam 100 çiftçi modern sulama sistemlerine geçti. Proje sonucunda, yağmurlama sulamaya göre % 37 su tasarrufu sağlanarak 3 milyon m³’ten fazla su tasarruf edilmiş oldu. Ayrıca proje kapsamında; damla sulama sonucunda %46 enerji tasarrufu; %17 gübre tasarrufu ve %25 ortalama verim artışı sağlandı. Bu proje sayesinde; girdilerdeki (su, enerji, gübre, işgücü) azalma ve gelirdeki artışın çiftçilerin cebine toplam yansıması 1.300.000 YTL civarında oldu. 

Proje, ÖÇKK koordinasyonu ve WWF-Türkiye’nin etkin desteğiyle, alanda suyu kullanan ve yöneten tüm ilgi gruplarının katılımıyla 2004 yılından bu yana yürütülen Tuz Gölü Yönetim Planı çalışmasının en önemli çıktılarından biri. Yönetim Planı çalışmalarında belirlenen öncelikler kapsamında yürütülen proje Altınekin Kaymakamlığı tarafından, ÖÇKK’nın maddi desteğiyle gerçekleştirildi. Konya İl Özel İdaresi, Konya İl Tarım Müdürlüğü, Altınekin İlçe Tarım Müdürlüğü, DSİ 4. Bölge Müdürlüğü ve WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) projeye katkıda bulunan diğer kurumlar.

Bilgi için: Deniz Şilliler Tapan, Basın ve Yayın Koordinatörü, dtapan@wwf.org.tr, 0212 528 20 30 

Proje Sonuçları

 

·        Proje, 5.684 dekarlık bir alanda uygulandı.

·        Bu alanın 3.000 dekarında şeker pancarı, kalan alanda ise fasulye, ayçiçeği, kavun, silajlık mısır, kabak, patates, sebze ve domates üretildi.

·        Damla sulama uygulaması ile kavunda %66, fasulyede % 61, şeker pancarında %44 ve ayçiçeğinde % 43 oranında su tasarrufu sağlandı.

·        Uygulama sonucunda, yağmurlama sulamaya göre % 37 su tasarrufu sağlandı. Tasarruf edilen su miktarı 3.141.859 m³.

·        Proje uygulama alanının 3.524 dekarında elektrik enerjisi, 2.160 dekarında ise motorin kullanıldı.

·        Yağmurlama sulamaya göre enerjiden sağlanan tasarruf elektrik enerjisi kullanılan alanlarda %45, motorin kullanılan alanlarda %47, toplamda ise %46.

·        Toplamda 825.000 kw elektrik enerjisi ve 77.000 litre motorin tasarrufu gerçekleştirildi, enerji girdileri toplamda 405.000 YTL azaldı.

·        Yağmurlama sulamaya göre %17 gübre tasarrufu sağlandı. Tasarruf edilen 52.000 kg gübre ile çiftçinin cebinden 78.000 YTL daha az para çıktı; toprak ve dolaylı olarak su kaynakları daha az tarımsal kaynaklı kirliliğe maruz bırakıldı.

·        Dekar başına sulama işçiliği maliyeti yağmurlama sulamada 37 YTL iken damla sulamada bu rakam 6 YTL olarak gerçekleşmiştir. Proje boyunca işçilik harcamalarından toplamda 176.000 YTL tasarruf sağlanmıştır.

·        Proje sonucunda silajlık mısırda %40, şeker pancarı ve fasulyede %25 oranında verim artışı yaşandı. Ortalama verim artışı %25. Damla sulama uygulaması yapan çiftçilerin kazancı 675.000 YTL arttı.

·        Uygulamacı çiftçiler su, enerji, gübre ve sulama işçiliğinden tasarruf ve verimde artış sağladılar. Girdilerdeki azalma ve gelirdeki artışın çiftçinin cebine toplam yansıması 1.300.000 YTL civarında oldu.

·        Proje sonucunda Altınekin çiftçisinin yüzü gülüyor. Projenin gelecek yıl genişletilerek uygulanması için çalışmalar sürmekte. 

Editöre Notlar:

·        2006 yılında WWF tarafından yayınlanan Akdeniz’de Kuraklık raporu ve Avrupa Çevre Ajansı verilerine göre; küresel iklim değişikliği nedeniyle Avrupa’da kuraklıktan en çok etkilenecek kesim Akdeniz Havzası [1]. Çalışmalara göre Türkiye’nin özellikle kurak-yarı kurak iklim bölgeleri olan Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu’da (özellikle Konya Kapalı Havzası) yağışlarda ciddi azalmalar öngörülmekte.[2]

·        Yeraltı su seviyelerindeki düşüş: Yapılan çalışmalara göre havzada yeraltı suyu seviyesinde görülen düşüş, bölgelere göre farklılıklar göstermekle beraber 2007 yılında 1-15 m arasında.[3] 1996-2007 yılları arasında Altınekin’de görülen yeraltı su seviyesi düşüşü ise 13 m. [4]

·        Kaçak yeraltı suyu kullanımı: Eylül 2008 itibariyle Konya Kapalı Havzası’ndaki 94.000 yeraltı suyu kuyusunun 68.000’i kaçak.

·        Tarımsal su kullanımında akılcı olmayan yöntemler: Türkiye’deki suyun %72’sinin tüketildiği tarım sektöründe, sulanabilir arazinin yalnızca %8’i basınçlı sulama (yağmurlama ve damla sulama); %92’sinde ise hala geleneksel yüzey sulama yöntemleri (karık, tava ve salma sulama) uygulanmakta.[5] Mevcut sulama şebekelerinde suyun iletimi ve dağıtımı toprak kanal, klasik beton kaplamalı kanal, kanalet ve borulu sistemlerle yapılmakta. Böyle sistemlerde; örneğin, klasik sulama yönteminde verim %60 civarında. Sulama şebekesindeki sızma, buharlaşma ve işletme kayıpları da göz önüne alındığında verim %50’ye düşmekte, tarımsal sulamada çiftçilerin başvurduğu bilinçsiz uygulamalar nedeniyle % 30 seviyelerine gerilemekte. Bu da, bitkinin ihtiyacı olan 1 m3 suyu vermek için en az 2 m3 su kullanıldığı anlamına geliyor. Dolayısıyla, tarımda kullanılan suyun büyük bir kısmı yanlış sulama ve taşıma sırasındaki kayıplar nedeniyle boşa harcanıyor.

·        Damla sulamayla gelen bereket: Damla sulama, bitki gelişimi için gerekli olan suyun boru sistemiyle taşınıp "damlatıcı" denen araçlarla bitkinin kök bölgesine damlalar halinde uygulanması. Amaç, bitkinin kullandığı suyu, istenirse bitki besin maddeleriyle birlikte, aşırı su isteği yaratmadan bitkiye vermek. Bu sistemin diğer yöntemlere kıyasla sağladığı yararlar şunlar:

·         Eğimli araziler de dahil olmak üzere her çeşit alanda rahatlıkla uygulanır.

·         Bitkiye verilecek suyun kontrol edilebilmesi sayesinde, su daha verimli kullanılır ve yüksek oranda su taasarrufu sağlanır.

·         Her çeşit bitkiye eşit miktarda ve aynı zamanda su gitmesi sağlanır; ürün kalitesini artırır.

·         Enerji, zaman ve işgücünden tasarruf sağlar.

·         Sulama sırasında oluşan buharlaşma, sızma ve toprak yüzeyindeki akış nedeniyle ortaya çıkan kayıplar en az düzeye iner.

·         Toprağın yüzeyi kısmen ıslatıldığından yabancı otla mücade kolaylaşır.

·         İstenildiğinde tarla içine girilip tarımsal faaliyetlere devam edebilme rahatlığı sağlar.

·         Rüzgârlı havalarda kullanılabilir, rüzgârın hızına bağlı kalmadan gün içinde herhangi bir saatte sulama olanağı getirir.

·         Toprak yüzeyinin büyük bir bölümü ve bitkilerin yaprakları kuru kaldığı için hastalık ve zararlıların önlenmesinde yararlı bir araçtır. 

Konya Kapalı Havzası, Tuz Gölü, Altınekin

·         Konya Kapalı Havzası özellikle sulak alanları, Türkiye'nin en geniş, el değmemiş geniş tuzcul stepleri, flora ve fauna çeşitliliği ile Türkiye ve dünya için doğa koruma açısından çok büyük önem taşıyor. 16 Önemli Kuş Alanı ve 6 Önemli Bitki Alanı’nı içinde barındıran havza, WWF International tarafından, biyolojik çeşitlilik bakımından dünya çapında önemli 200 ekolojik bölgeden biri olarak ilan edilmiş. Yeraltı ve yerüstü kaynakların tükenmeye yüz tuttuğu havzada özellikle tarım amaçlı aşırı ve plansız su kullanımının havzadaki başlıca sorun olarak ortaya çıkmakta.

·         Tuz Gölü, Konya Kapalı Havzası’nda suyun hikayesinin sonlandığı ve suyun tuza dönüştüğü alan. Tuz Gölü’nün sağladığı tuz, su ve iklim etkisinin yanı sıra çevresindeki insanlar için yaşam kaynağı. Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, Lut Gölü'nden sonra %32,9'luk tuz oranıyla dünyanın en tuzlu ikinci gölü olma özelliğine de sahip. Türkiye'nin tuz ihtiyacinin %60'ından fazlası bu gölden sağlanıyor. Tuz Gölü, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından hem ülkemizde hem de dünyada sayılı alanlardan. Önemli Bitki Alanı, Önemli Kuş Alanı, 1. Derece Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Alanı olan Tuz Gölü, aynı zamanda Ramsar kriterleri bakımından Uluslararası Öneme Sahip bir sulak alan.

·         Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Alanı sınırları içinde yer alan Altınekin, Konya iline bağlı 31 ilçeden birisi. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayayı olan ilçede halkın % 95’i tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Sulanan alan büyüklüğü ile Konya’nın ikinci büyük ilçesi olan Altınekin’deki 107.745 hektar tarım arazisinin 45.200 hektarı sulanabilir arazi. Sulu tarımda en çok üretilen ürün şeker pancarı;  tüm bölgede yılda yaklaşık 70.000 dekar şeker pancarı ekimi yapılıyor. Geri kalan tarım alanlarında ağırlıkla buğday ve arpa ekimi yapılmakta. Bunun yanında son yıllarda alternatif ürünlerden fasulye, ayçiceği, patates ekimi başlamış durumda. Yüzey su kaynağı bulunmayan ilçede tarımsal sulama sadece yeraltı sularından yapılabiliyor.

 

[1] Avrupa Çevre Ajansı, 2005

[2] WWF [2005]: Climate change impacts in the Mediterranean resulting form a 2°C global temperature rise, a report for WWF, by C. Giannakopoulos, M. Bindi, M. Moriondo, T. Tin, July 2005

[3] WWF-Türkiye, ‘Konya Kapalı Havzası’nda Yeraltı Suyu Seviyesinin Değişiminin Tespiti Araştırması Özet Raporu’, 2008

[4] WWF-Türkiye, ‘Konya Kapalı Havzası’nda Yeraltı Suyu Seviyesinin Değişiminin Tespiti Araştırması Özet Raporu’, 2008

[5] Çevre ve Orman Bakanlığı,  Türkiye Çevre Durum Raporu, 2007

 

Yazı Boyutu: A A Gizlilik Kullanım Hakları Bize Ulaşın Site Haritası