WWF Türkiye HakkındaSiz Neler Yapabilirsiniz?Nasıl Yardım EdebilirsinizHaberlerSık Sorulan Sorular

Likya Kıyılarının Sosyo-ekonomik Yapısı

"Likya Kıyıları'nda Ekolojik Bölge Ölçekli Koruma ve Sorumlu Turizm Projesi" kapsamında, bölgenin insan kaynakları açısından özelliklerinin ve biyolojik çeşitliliğe yönelik tehditlerin belirlenebilmesi amacıyla bir sosyo-ekonomi araştırması yapılmıştır. Araştırmanın hedefi, nitel ve nicel veriler ışığında bölgenin toplumsal ve ekonomik açıdan gerçeklerini yansıtmak olmuştur. Antalya'dan Patara'ya kadar olan alanda, önceden belirlenmiş ilgi gruplarıyla 13 merkezde 61 görüşme ve 10 grup tartışması yapılmıştır. Araştırma kapsamında görüşülen kişiler turizm, tarım, balıkçılık gibi bölgenin başlıca ekonomik faaliyetlerini yürüten gruplar arasından seçilmiştir. Ayrıca, merkezi ve yerel yetkililer, sivil toplum kuruluşlarıyla da görüşmeler yapılmıştır.

Araştırma sonucunda alanın sosyo-ekonomik yapısıyla ilgili bazı noktalar öne çıkmıştır:

  • Kemer ve Tekirova gibi ekonomisi turizme dayalı olan bölgeler, diğer illerden büyük bir göç almaktadır. Göç nedeniyle artan kaçak ya da yasal yapılaşma ve yeni turizm yatırımları, doğal alanlar üzerinde ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.

  • Turizm yatırımcılarının, ekonomik girdilerini artırmak amacıyla uyguladıkları "herşey dahil" sistemi, aile pansiyonculuğu yapan ve restoran sahibi küçük işletmecileri zor durumda bırakmaktadır.

  • Sahillerde görülen yapılaşma ve yoğun insan baskısı nedeniyle, turizmciler yeni alanlar ve alternatif turizm faaliyetleri arayışına başlamış, bunun sonucunda da orman ve yaylalarda turizm baskısı artmıştır.

  • Olimpos ve Adrasan gibi, kitle turizm baskısının olmadığı alanlarda yöre halkı, doğal değerlere karşı sorumlu, alternatif turizm yaklaşımlarına sıcak bakmaktadır. Ayrıca bu alanlarda organik tarım faaliyetleri de uygulanabilmektedir.

  • Yoğun narenciye ve seracılık faaliyetlerinin görüldüğü alanlarda ağır kimyasal ilaç kullanımı sonucu ortaya çıkan tarımsal kaynaklı kirlilik, aynı zamanda deniz ekosistemini de olumsuz yönde etkilemektedir.

  • Turizmin getirisinin yüksek olması nedeniyle, tarımdan turizme doğru hızlı bir geçiş yaşanmaktadır. Bu geçiş de, tarım alanları üzerinde turizm yatırımlarının kurulmasına neden olmaktadır.

  • Coğrafi yapı nedeniyle kıyıda tarımsal alanların sınırlı olduğu Kaş ve Kalkan gibi alanlardaysa dalış, doğa yürüyüşleri gibi alternatif turizm faaliyetleri gelişmeye başlamıştır. Bu alanlardaki dalış kulüpleri denizel biyolojik çeşitliliğin korunmasında çok büyük katkıda bulunmaktadırlar.

  • Farklı koruma statüleriyle koruma altına alınmış alanlarda uygulama sorunları yaşanmaktadır. Bu nedenle koruma çalışmaları, turizmin gelişimine bağlı olarak bu alanlar üzerinde oluşan yapılaşma baskısına engel olmakta yetersiz kalmaktadır.

Çalışma alanının sosyo-ekonomik yapısı alanların korunmasına yönelik bir çok olanağı da sunmaktadır. Yöre halkının, biyolojik çeşitlilik üzerinde baskı oluşturan büyük turizm yatırımlarına sıcak bakmayışı ve Çıralı örneğindeki gibi alternatif turizm faaliyetlerini içeren sorumlu / sürdürülebilir turizm yaklaşımlarına yönelmek istemesi, önemli bir olanaktır. Ayrıca, bölgede Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkı, Kekova ve Patara Özel Çevre Koruma Alanları, Doğal ve Arkeolojik Sit Alanları gibi farklı statülere sahip koruma alanlarının bulunması bölgenin biyolojik çeşitliliğinin korunabilmesi açısından önemli bir fırsattır.

Yazı Boyutu: A A Gizlilik Kullanım Hakları Bize Ulaşın Site Haritası