WWF Türkiye HakkındaSiz Neler Yapabilirsiniz?Nasıl Yardım EdebilirsinizHaberlerSık Sorulan Sorular

İğneada Projesi

Konum

Kırklareli il sınırları içinde ve Karadeniz’in Türkiye’deki en batı ucunda yer alan proje alanının doğusu Karadeniz, güneyi Panayırdere, kuzeyi Böğürtlenderesi ve batısı göl havzalarını içine alacak şekilde Sivriler ve Avcılar köyü istikametinden geçen hat ile çevrilidir. Alan içersindeki en büyük yerleşim merkezi İğneada’dır.

Doğal Yapı

Alüvyal topraklar üzerinde gelişmiş subasar ormanları, sulakalanları ve kıyı kumulları ile dengeli bir ekosistemler kompleksi olarak tanımlanan İğneada, bu anlamda Avrupa’nın elde kalan birkaç iyi örneğinden biridir. Biyoçeşitlilik açısından olağanüstü önemli olan alan, bir bölümü tehdit altında, çok sayıda bitki ve hayvan türüne evsahipliği yapmaktadır. Kilyos peygamberçiçeği (Centaurea kilaea), Kilyos moru (Jurinea kilaea), Kum incisi (Aurinia uechtritziana), Kum zambağı (Pancratium maritimum) ve Deniz lahanası (Crambe maritima) gibi çok sayıda nadir ve endemik kıyı kumul bitkisi ile Su Kestanesi (Trapa natans) yörede varlığını sürdürürken Kara Leylek (Ciconia nigra), Akkuyruklu kartal (Haliaeetus albicilla) gibi kuş türleri de üremektedir. Bu özellikleri ile alan, Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı ve 184 Önemli Kuş Alanı arasındadır.

Alanın büyük bir bölümünü oluşturan geniş yapraklı ormanların yönetimi Orman Genel Müdürlüğü’ne (OGM) aittir. Bunun dışında iki korunan alan bulunmaktadır. Bunlardan ilki, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM)’nün sorumluluğunda olan Saka Gölü Longozu Tabiatı Koruma Alanı, diğeri ise Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluğunda olan ve Mert Gölü ile çevresini kapsayan Doğal Sit Alanıdır.

Ancak, mevcut kullanım biçimi ekosistemlerin ve doğal yaşamalanlarının bütünlüğü ve önemli türlerin popülasyonları üzerinde geri dönülemeyecek etkilere neden olmaktadır. İğneada’nın doğal ekosistemlerine yönelik başlıca tehditler ve sorunlar şunlardır:

  • Yukarı havzalardaki su kaynaklarının, baraj projeleri, pompalama sistemleri gibi etkenlerle alt havzalardaki su kaynaklarının ise tarım ve evsel ihtiyaçlar için düzensiz kullanımı sonucu kaybedilmesi ve kesintiye uğratılması;
  • Sulakalanların, kanalizasyonlarla kirletilmesi sonucu kirletici madde miktarının kabul edilebilir sınırların çok üstüne çıkması ve kitle halinde balık ölümleri;
  • Kırılgan kumul ekosistemlerinde yaşayan bitki topluluklarının geniş çaplı kum çıkarımı sonucu yapısını ve işlevini yitirmesi;
  • Düzensiz otlatma, avlanma ve rekreasyon faaliyetleri.

Proje Hakkında

İğneada, GEF / Dünya Bankası desteği ile Çevre Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi’nin Türkiye’deki pilot alanlarından biridir. İğneada’da kurulmuş olan Korunan Alan Yönetim Birimi (PAMA) aracılığı ile, 2000 yılından bu yana biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir.  Proje alanı sınırları, bölgenin en önemli alüvyal orman, sulakalan ve kumul ekosistemlerini kapsayacak şekilde, ilgi gruplarının katılımı ile belirlenmiş ve orman amenajman planları, biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik endişeler dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Mart 2006’da imzalanan sözleşme ile WWF-Türkiye, Fauna & Flora International (FFI), REC-Türkiye ve PAR Danışmanlık’tan oluşan ortaklık, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından bu çalışmalarda PAMA’nın ihtiyaç duyduğu teknik desteği sağlamakla görevlendirilmiştir. Haziran 2007’de tamamlanması beklenen çalışmalarla, İğneada yönetim planının sonuçlandırılması, belirli konulara ilişkin (ekoturizm, organik tarım, sürdürülebilir otlatma, odun dışı orman ürünleri, eğitim ve bilinçlendirme gibi) mikroplanların geliştirilmesi ve tamamlanan planın etkin bir şekilde hayata geçirilmesinde PAMA’nın desteklenmesi amaçlanmaktadır. Proje, dört ana bileşenden oluşmaktadır:

  1. Katılımcı Yönetim Planlaması
  2. Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve İzlenmesi
  3. Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi
  4. Ziyaretçi Yönetimi ve Ekoturizm

Proje ortakları arasındaki görev paylaşımına göre, WWF-Türkiye yukarıdaki konulardan "Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve İzlenmesi" ve "Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi" ile ilgili çalışmaları üstlenmiştir. Katılımcı Yönetim Planlaması FFI ve Ekoturizm çalışmaları REC-Türkiye koordinasyonunda yürütülmektedir. İdari koordinasyon PAR tarafından sağlanmaktadır.

Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve İzlenmesi

İlk etapta eldeki mevcut veriler ve PAMA’nın bu konudaki ihtiyaçları analiz edilecrek mevcut biyoçeşitlilik verileri haritalandırılacaktır. Bakanlık bünyesinde kurulmakta olan doğa koruma amaçlı biyoçeşitlilik veritabanına İğneada PAMA’nın adaptasyonu sağlanacaktır. Uzmanların ve ilgi gruplarının katılımı ile biyolojik çeşitlilik göstergeleri belirlenerek bir koruma ve izleme stratejisi hazırlanacaktır. Eğitim çalışmaları ile biyoçeşitliliğin korunması ve izlenmesi konusunda PAMA’nın kapasitesi geliştirilecektir. Projenin bu bileşeni, biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin diğer hedef gruplara (yöre halkı, ziyaretçiler, çocuklar gibi) yönelik bilinçlendirme faaliyetlerini de içermektedir.

Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi

Projenin bu bileşeni, birbiriyle yakından ilişkili ve her biri uzman danışmanlar tarafından yürütülen üç bölümden oluşmaktadır: i) organik tarım, ii) sürdürülebilir otlatma, iii) odun dışı orman ürünleri. Her konu özelinde, alandaki mevcut koşulların değerlendirilmesi ve ihtiyaçların analiz edilmesi ile başlayan çalışmalar ilgi gruplarının katılımı ile bu konulara ilişkin stratejilerin geliştirilmesi, mikroplanların hazırlanması ve bunların ana yönetim planına entegre edilmesi ile devam edecektir. Benimsenen stratejiye uygun olarak hazırlanacak uygulama planlarının hayata geçirilmesi için yerel kapasitenin geliştirilmesine ve ilgili bireylerin eğitilmesine dönük pilot uygulama çalışmaları yapılacaktır.

Yazı Boyutu: A A Gizlilik Kullanım Hakları Bize Ulaşın Site Haritası