WWF Türkiye HakkındaSiz Neler Yapabilirsiniz?Nasıl Yardım EdebilirsinizHaberlerSık Sorulan Sorular

Ereğli Sazlıkları

Konum

Ereğli Sazlıkları,  Ereğli ilçe merkezinin 30 km batısında, Konya Kapalı Havzası içerisinde yer alır. Ereğli Alt Havza’sının ortasında bulunan Ereğli Sazlıkları; kuzeyde Karacadağ (2.025 m), güneyde ise Toroslar’ın Bolkar Dağları (3.524 m) ile sınırlanan, sığ bataklık, sazlık, tatlısu gölleri ve tuzcul stepten oluşan bir alandır. Konya ve Karaman il sınırları içinde yer alan Ereğli Sazlıkları, Bolkar Dağları’ndan gelen sularla (en önemlisi İvriz Çayı) ve yeraltı sularıyla beslenir.

Doğal Yapı

20. yüzyılın başından kalma topografik haritalarda, Ereğli’nin kuzey ve batısında 21.500 hektarlık bir sulak alan gözükmektedir. O dönemde sulak alan üç bölüme ayrılmıştır: Bugünkü Konya-Adana karayolunun kuzeyinde, Hortu (Sazgeçit) köyünün kuzeydoğusunda 12.000 hektarlık bir alan, Ereğli ve Adabağ köyü arasında 3.000 hektarlık bir alan ve Adabağ’ın batısında bugünkü 6.400 hektarlık Akgöl. Ancak günümüzde yalnızca Akgöl varlığını sürdürmektedir, diğer sulak alanlar yok edilmiştir. 1983’te Ereğli’nin kuzeyinde 1.200 hektar alan kurutulmuştur. Akgöl ise, tahliye kanallarıyla gelen fazla su ve birkaç yılın yağışlı geçmesi nedeniyle büyümüş, 1960’ların sonunda sadece bazı bölümleri sazlarla kaplı, büyük bir göl haline gelmiştir. 1982’den bu yana ise göldeki su seviyesi sürekli olarak düşmüştür. Bu süreç, sulak alana akan su miktarını 230 hm3/yıl azaltan İvriz Barajı’nın 1984’te tamamlanmasıyla hızlanmıştır. Göle su getiren doğal kaynaklardan bir diğeri ise, 1958 yılında Ayrancı Barajı’nın kurulmasıyla birlikte kesilmiştir. Günümüzde sulak alan, büyük ölçüde üç tahliye kanalının getirdiği suyla beslenmektedir. Üstelik, bunlardan birine Ereğli ilçesinin ve çevredeki endüstri tesislerinin arıtılmamış atıkları karışmaktadır. Diğer iki kanal, son 15 yılın sadece yedisinde su getirmiştir. Batıdaki tahliye kanalının önemi, Karaman’da 1988 yılında tamamlanan Gödet Barajı ile büyük ölçüde azalmıştır. Gelen su miktarındaki azalma sonucu sulak alan, bugüne dek bilinen en küçük haline gelmiştir. Binlerce hektar sazlık, bataklık ve çamur düzlüğü kurumuş, kısmen tarım alanına çevrilmiş, sazlıkların bir bölümü ise otlak yaratma amacıyla yakılmıştır.  

Sosyo-ekonomik yapı

Tarım, bölgedeki en önemli ekonomik sektördür. Buğday, şeker pancarı, meyve ve sebze başlıca ürünlerdir. Yonca, mısır gibi yem bitkileri, arpa, çavdar, nohut, bazı yerlerde kavun-karpuz, domates, kabak ekilmektedir. Bölgede bodur elma ve kiraz yetiştiriciliği artmaktadır. Türkiye’de üretilen 10.000 ton beyaz kirazın 9.500 tonu Ereğli civarında yetişmektedir. Yörede az miktarda armut da yetiştirilmektedir. Küçükbaş hayvancılık yaygındır. Sulak alana bağımlı bir diğer ekonomik etkinlik ise saz kesimidir. Kasım 1995 - Mart 1996 saz kesim döneminde, 50 alana karşılık gelen 250.000 bağ saz kesilmiş, bunların 170.000’i ihraç edilmiştir. Gölde birkaç tür balık bulunur, ancak hiç birinin ticari önemi yoktur.

Koruma Çalışmaları

Ereğli Sazlıkları 1992 yılında Doğal Sit Alanı, 1995 yılında ise Tabiatı Koruma Alanı ilan edilmiştir. Alandaki başlıca sorunlar şunlardır:

  • Su Rejimine Yapılan Müdahaleler ve Alanın Kuruması : DSİ tarafından alanı besleyen su kaynakları üzerine yapılan Ayrancı (1958), İvriz (1984), Gödet (1988) barajlarının tamamlanmasıyla gölün beslenmesi durmuştur. Ayrıca, tahliye kanalları ve alanı besleyen en önemli kaynaklardan olan yeraltı sularının, tarımsal sulama amacıyla aşırı derecede çekilmesi sulak alanın çok büyük ölçüde kurumasına neden olmuştur.
  • Kirlilik: Tarımdan dönen sular, Ereğli ilçesinin atıkları, şeker, tekstil ve meyve suyu fabrikalarıyla çok sayıda kombina ve mandıranın atıkları, herhangi bir arıtmaya tabi tutulmadan 52 km uzunluğundaki bir kanal ile Ereğli Sazlıkları’na taşınmaktadır. Günümüzde sazlıklara sürekli olarak su sağlayan tek kaynak olmasına rağmen, atık sular herhangi bir arıtıma tabi tutulmadığı için kirlilik yaratmaktadır.
  • Erozyon: Alana ulaşan su miktarındaki azalmalar sonucunda, bitki örtüsü zayıflamış ve çoğunlukla kurumuştur. Bununla birlikte, özellikle aşırı otlatmadan dolayı çayır ve meralar hızlı bir erozyon sürecine girmiştir. Ayrıca, rüzgar erozyonu  bölgede önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır
  • Sosyo-ekonomik sorunlar: Sazlıkların bilinçsiz ve kontrolsüz olarak makineyle veya elle kesilmesi ve yer yer yakılması yaban hayatını olumsuz etkilemektedir. Kaçak avcılık, yumurta ve yavru toplama yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Turbalıklar, yöre halkı tarafından yakacak olarak kullanılmaktadır.

Geçtimiz 10 yıl içerisinde Ereğli Sazlıkları için çeşitli yerel ve ulusal koruma girişimleri olmuş ancak bu çabalar herhangi bir planlama çalışmasına dönüşememiştir. 2005 yılından itibaren, Ereğli Sazlıkları, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi kapsamında, Sultansazlığı GEF-2 Proje Yönetim Birimi’nin yaygınlaştırma sahası olarak belirlenmiştir. Alanda başlatılan Yönetim Planı süreci halen devam etmektedir. Bu süreçte;  Konya ve Karaman’dan ilgili kamu kurumları başta olmak üzere, yerel STK’ların ve yöredeki köy muhtarlarının da katıldığı toplantılarda; alanın daha fazla tahrip edilmesinin engellenmesi ve mevcut sorunlara çözüm bulunması amacıyla Ereğli Sazlıkları Yönetim Planı’nın altlığı hazırlanmıştır.

Üç yıldır Konya Kapalı Havzası’nda çalışmalar yürüten WWF-Türkiye; yönetim planı sürecinde etkin bir şekilde yer almaktadır. Yönetim planı çalışmaları, DKMP Sulak Alanlar Şubesi, GEF-2 Sultansazlığı Proje Müdürlüğü-Kayseri İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Ereğli Kaymakamlığı, Ereğli Belediye Başkanlığı, ESKOD (Ereğli Sazlıklarını Koruma Derneği) ve diğer yerel kuruluşların desteği ile yürütmektedir.

Yazı Boyutu: A A Gizlilik Kullanım Hakları Bize Ulaşın Site Haritası