WWF Türkiye HakkındaSiz Neler Yapabilirsiniz?Nasıl Yardım EdebilirsinizHaberlerSık Sorulan Sorular

Türkiye’nin Ormanları, Kıyıları ve Sürdürülebilir Turizmine Darbe

01.02.08

Bodrum’un Güllük Körfezi’nde MNG Holding tarafından 49 yıllığına kiralanan orman arazisinin, deniz kıyısı 3621 Sayılı Kıyı Kanunu hiçe sayılarak acımasızca doldurulması ülkemizi en az 15 yıl geriye götürdü.

MNG Holding’in, tartışmalı izin başvurusu sonucu dahi tamamlanmadan, yaptığı yasa dışı uygulamalar, hukuk ve doğa açısından büyük bir sorun yaratmıştır. Söz konusu yasa dışı uygulama Kıyı Kanunu ile kamu yararına koruma altında bulunan kıyılara ve ülkemizde turizmi açısından yaşamsal olan kıyı ve deniz alanlarına vurulmuş büyük bir darbedir.

Anayasa’nın 43. maddesine göre kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılarda yapılacak olan yapılar ve kullanım esasları da kamu yararı gözetilerek 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ile düzenlenmektedir. Oysa MNG Holding tarafından yapılan dolgu uygulaması tüm hukuksal dayanakları çiğnemektedir. Bu olay, Türkiye’de, son 15 yılda, kıyıların korunması ve sürdürülebilir turizm anlayışlıyla kamu yararına olacak şekilde kullanılmasına dönük atılan tüm adımları bir anda yok saymıştır. Üstelik bunu yaparken, işe alınacak insan sayısı ve turizm gelirlerini bahane ederek, yasalara ve doğal değerlere kafa tutan bir anlayışın yarattığı tehlikelerle karşı karşıya kaldık. 

WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak: "Son 15 yılda; ülkemiz kıyılarında; doğal, ekolojik, kültürel, tarihi, ve sosyal değerleri gözardı eden uygulamalara karşı büyük mücadeleler verilmiştir. Bugün; Türk Kıyı Mevzuatı kıyılarımızı koruyan bir aşamaya gelmiştir. Bu gelişmeler olmamışçasına, bu yüzyılda, dünya ve ülkemiz küresel iklim değişikliği, doğal kaynakların yok olmasına bağlı bunca sorun yaşarken; hoyrat uygulamalar ve sorumsuzca açıklamalar karşısında hayrete düştüğümüzü belirtmek isteriz.  

Orman ve kıyı alanlarını; salt mali kaynak yaratma ve uygulamadaki mevzuatı "by-pass" etmek anlayışı ile dönüştürmeye çalışmak ve vahşice uygulamalarla yok etmek nasıl ülkemizin yararına olabilir? Kıyılar, MNG Holding’in yaptığı gibi, altını üstüne getirmeden daha büyük bir ekonomik değer taşır ve bu değeri kimse kendi başına belirleyemez. Üstelik bütün bunları, ekonominin can damarı ve göz bebeği sektörümüz "turizm" adına yaptığını söyleyemez. Bu ülke hepimizin ve kıyılar kamu yararına alanlar olup, kimsenin şahsi tasarrufuna tabii değildir.

Bodrum’da planlamanın yerel yönetimlerden alınma gerekçesiyle de tamamen ters düşen bu uygulamalar, sadece yasalara aykırı olmasıyla değil, turizmin beslendiği denizlere karşı yapılan bir katliamdır. Deniz ekosistemlerinde, kıyılar en üretken alanlardır. Sürdürülebilir turizm anlayışı, kıyıyı ve deniz alanlarını koruyarak kullanmayı destekler. Kaldı ki ülkemizde, bunca mesafe kastettikten sonra, yasalara uyan yatırımcıları yok sayıp, bu ilkel anlayışı mı geri döneceğiz?

Denizlerimizdeki biyolojik zenginliği geri dönüşü olmayacak bir şekilde tahrip eden bu girişimlerin önüne geçilmesi ve kamu yararını gözeten, sürdürülebilir turizm anlayışıyla kullanılan bir değere dönüştürülmesi için geç kalmak üzereyiz. Bodrum’da yaşananlar bunun en belirgin örneğidir. Bu konuda gerek MNG Holding yetkililerini kamuoyundan özür dilemeye, ilgili kurumları acilen zararın telafisi için çalışmaya, karar mercilerini gerekli önlemleri almaya ve bundan sonraki uygulamaları değiştirmeye çağırıyoruz." dedi.

 

 

Yazı Boyutu: A A Gizlilik Kullanım Hakları Bize Ulaşın Site Haritası