Kanal İstanbul: Ne Pahasına | WWF

NE ARAMAK İSTERSİNİZ.

Kanal İstanbul: Ne Pahasına?

© WWF

NE PAHASINA?

İstanbul’un yaşam damarları tek tek kesiliyor. Her yıl daha fazla doğal alan betonlaşıyor ve yapılaşan alanlar her geçen gün İstanbul'u ele geçiriyor. Bir damla su, bir avuç toprak, bir tek ağaç ve her bir canlı paha biçilemez bir değere sahipken, Kanal İstanbul ödeyeceğimiz ağır bedellere değer mi?
 
 

KANAL İSTANBUL HAYATA GEÇERSE

MESAFE KISALMIYOR, HATTA UZUYOR
Panama ve Süveyş Kanalı gibi diğer örnekler kat edilen mesafeyi ortalama 15 bin kilometre kısaltarak büyük bir zaman ve para tasarrufu sağlıyor. Boğaz gibi 15 km daha kısa bir su yolu varken, bu avantajları olmayan bir kanalı gemiler neden tercih etsin?
 
PARAMIZ BOŞA GİDECEK

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre gemiler İstanbul Boğazı’ndan ücretsiz geçme hakkına sahip olduğu için 
kanalı kullanmaya zorlanamaz.
 Bu durumda harcanacak
milyarlarca lira nasıl geri kazanılacak?
 
KANAL İSTANBUL, BOĞAZ’DAN DAHA GÜVENLİ OLMAYACAK
Çok daha dar ve sığı olarak planlanan kanalda meydana gelebilecek kazalar, bu bölgede yaşayacak nüfus için daha büyük tehlike oluşturacak
 
DEPREM TEHLİKESİ
Marmara Denizi’nin içerisinden geçen Kuzey Anadolu fay hattının Küçükçekmece kıyılarına uzaklığı 10-12 km. 45 km uzunluğundaki Kanalın ve çevresinde kurulan yeni yerleşim alanlarının, beklenen büyük depremlerden etkilnememesi kaçınılmaz.
 
HAFRİYAT ÇİLESİ
Kanal İstanbul için yapılacak kazının taşıma hacmi 2 milyar m3’e çıkacak. Bunun için 20 m3 kapasiteli 100 bin kamyona ihtiyaç olacak. 5 bin kamyonun bir günde 10 sefer yapması durumunda 2 bin günde (5-6 yıl) tamamlanacak hafriyat trafiği İstanbul’un Avrupa yakasında hayatı daha da çekilmez hale getirecek.
 
ADAYA HAPSOLACAĞIZ
Kanalın doğusunda 8-10 milyon nüfuslu bir ada oluşacak. Adanın köprülerle anakaraya bağlanması gerekicek ve trafik sorunu artacak. Daha önemlisi oluşacak ada deprem, saldırı gibi olağanüstü bir durumda nasıl tahliye edilecek?

KANAL'IN DOĞAYA ETKİSİ NE OLACAK?

© WWF


SU KAYNAKLARI DAHA DA KITLAŞACAK!
Yıllık 24-25 günlük su ihtiyaçını karşılayan Sazlıdere Barajı yıkılacak ve depo görevi gören Terkos
 Gölü'nün yapısı bozulacak. Böylelikle İstanbul’un 
etrafındaki tatlı su kaynakları azalırken, nüfusa eklenecek milyonlarla, su arzı ve talebi arasındaki makas daha da açılacak.
 
MARMARA ÖLÜ BİR DENİZE DÖNÜŞCEK!
Halen alt ve üst akıntılarla
 doğal dengesini koruyan 
Boğazlar Sistemi’ne
 yapılacak müdahale ile Karadeniz’in kirli suları Marmara’ya dolacak. Marmara ölü bir denize dönüştüğü takdirde, tehdit altındaki üç yunus türü dahil 86 canlı türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
 
BALIKÇILIĞA BÜYÜK DARBE OLACAK!

Karadeniz, deniz biyoçeşitliliğinin %80’ini
 Marmara’dan gelen bol planktonlu sulara borçlu. Türkiye balıkçılığının %90’ı bu iki saha üzerinde yapılırken, Boğazlar, deniz memelileri, lüfer, uskumru, palamut, hamsi gibi balıkların geçişini sağlıyor. Marmara’nın ölü bir denize dönüşmesi balık stoklarının sona ermesi anlamına gelir; balıkçılar geçim, insanlar önemli bir besin kaynağından mahrum kalabilir.
 
İSTANBUL’UN DOĞAL ALANLARI ÖNEMLİ KAYBA UĞRAYACAK
Halen tek başına Hollanda, İngiltere gibi ülkelerden daha zengin bir floraya sahip olan İstanbul’da ekolojik bakımdan sürdürülebilirlik ya da doğayla uyumlu yaşam hayal olmaktan öteye geçemeyecek.

  • Botanik Değerler: Aralarında küresel ve ulusal ölçekte nadir ve tehlike altında olan türlerin de bulunduğu çok sayıda bitki türü/topluluğu İstanbul’da yok olma riskiyle karşı karşıya kalacak.

  • Yaban Hayatı: Kuşlar, memeliler ve diğer canlılar için önemli üreme, göç ve kışlama alanı olan Küçükçekmece, Sazlıdere ve Terkos gölleri ile etrafındaki doğal alanlarda habitatların zarar görmesi ile İstanbul’daki canlı popülasyonları önemli ölçüde azalacak.


  • Doğal Kıyı Kumulları ve Denizel Canlı Türleri: Karadeniz’in doğal kıyı kumullarına özgü nadir bitki örtüsü ve sığ sularında yaşayan denizel canlı türleri, kanaldan çıkacak hafriyat ile kıyı boyunca yapılacak 38 km uzunluğundaki dolgunun altında kalacak.


  • Orman Alanları: ÇED raporuna göre, proje için 458 ha orman alanı yok olacak; etrafındaki yapılaşma ile bu miktar katlanarak artarken İstanbul’daki ormansızlaşma süreci yeni bir ivme kazanacak.

  • Tarım ve Mera Alanları: ÇED raporuna göre, projenin uygulamaya geçmesi halinde 4.071 ha tarım ve mera alanı yok olacak; etrafındaki yapılaşma ile bu miktar katlanarak artarken İstanbul doğal yaşamdan biraz daha uzaklaşacak.

İstanbul sadece kültürlerin değil, doğanın da başkenti.

© WWF

YA KANAL YA İSTANBUL RAPORUMUZ

Farklı disiplinlere mensup 21 bilim insanının katkılarıyla hazırladığımız Ya Kanal Ya İstanbul: Kanal İstanbul Projesinin Ekolojik, Sosyal ve Ekonomik Değerlendirmesi’ raporumuz.