 |
|
 |

Seyhan Nehri’nin eski bir azmağı olan Akyatan Gölü, Çukurova’daki en büyük lagündür ve yüzey akımı, iki dere ve drenaj sularıyla beslenir. Kapladığı en geniş alan 7500 ha, en derin yeri 4 metredir. Yaz boyunca alanı önemli ölçüde küçülür ve özellikle batı ucunda geniş çamur düzlükleri ortaya çıkar. Aslında tuzlu bir göl olmakla birlikte, tuzluluk derecesi, yağış miktarına ve sulama dönemimdeki drenaj suyu girişine bağlı olarak büyük değişimler göstermektedir. 1968 yapımı büyük bir tahliye kanalı (YD3), tarım alanlarından dönen suları doğrudan göle taşır. Göl kıyılarında, genişliğitatlısu sızıntılarına bağlı olarak farklılıklar gösteren dar bir bataklık ve sazlık şeridi bulunur. ÖKA’nın Tuzla Gölü (ÖKA no. 76) ile sınır oluşturduğu yerde çok sayıda tatlısu gölü vardır. Göl ve kumsal arasında geniş kumullar yer alır. Ancak, bunların doğal yapısı, kumul stabilizasyonu amacıyla dikilen akasya (Acacia), ökaliptus (Eucalyptus) ve çam (Pinus) ağaçları nedeniyle büyük ölçüde değişime uğramıştır. Kumul tepeciklerinin arasında yer alan çukurlarda küçük bataklıklar ve gölcükler bulunur. Akyatan’ın el değmemiş 22 km uzunluğundaki kumsalı, yeşil denizkaplumbağasının (chelonia myda) Akdeniz’deki son yumurtlama alanlarından biridir. 1994 yılında kumsalın 12 kilometrelik bir bölümünde yapılan sayımlarda 500’e yakın yuva saptanmıştır. Ayrıca, aynı sayımda adi denizkampumbağasına (Caretta caretta) ait 25 yuva belirlenmiştir. Göl tarım alanlarıyla çevrilidir. Pamuk başlıca üründür, diğer önemli ürünler ise hububat, meyve, sebze ve çeltikdir. Sulama suyu Adana’nın kuzeyinde Seyhan Barajı’ndan gelir. Yakın dönemde, kumullar ve göl arasında kalan düzlüklerde, çilek, hıyar, kavun ve karpuz tarımı yoğunluk kazanmıştır. Bu tarlalar yeraltı suyuyla sulanmaktadır. ÖKA, Akyatan Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yemişli Gölü’nü de kapsar. Mevsimsel bir göl olup yağışlarla beslenen Yemişli Gölü’nün alanı, kış aylarında 800 hektara ulaşır. Yazın ise, bir kısmı sazlıklarla kaplanan gölün kuruyan bölümlerinde tarım yapılır. 1995 yılında Devlet Su İşleri gölü kurutma çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Şu anda gölün üzerinden birkaç büyük tahliye kanalı geçmektedir. Çok yağışlı geçen 1996 yılı ilkbaharından sonra bile alanın tamamen kuru olması, gölün artık tümüyle kurutulmuş olduğunu göstermektedir. Geleneksel dalyan balıkçılığı, Akyatan Gölü’ndeki en önemli ekonomik etkinliklerden biridir. Denize açılan boğazın ağzında Karataşlı balıkçılara ait bir dalyan bulunmaktadır. Balık çiftliklerinde kullanılmak üzere yavru balık da yakalanmaktadır. Kuşlar ÖKA türleri: Alan , üreyen yaz ördeği (5 çift), turaç (75 çift), sazhorozu, kocagöz, akça cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve küçük sumru 8100 çift) popülasyonlarıyla ÖKA statüsü kazanır. En önemlileri flamingo (maks. 9579), suna (maks. 854), fiyu (maks.13.900), elmabaş patka (maks. 16.801), dikkuyruk 8maks. 978) ve sakarmeke (maks. 46.000) olmak üzere, büyük sayıda sukuşu önemlileri kılıçgaga (maks. 1589), akça cılıbıt (maks. 3918) ve küçük kumkuşu (maks. 5165) olmak üzere, kıyı kuşları için büyük önem taşır. Ek bilgi: Yemişli Gölü, eskiden sazhorozunun Türkiye’de Göksu Deltası (ÖKA no. 73) dışında bilinen tek üreme alanıydı. Ancak, Yemişli Gölü’nün geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edilmesi sonucu, bu nadir türün geleceği tehlike altına girmiştir. Ayrıca, bahar göçü boyunca, büyük sayılarda çeltikçi ve leylekle birçok ördek ve kıyı kuşu türü de, yakın bir zamana kadar bu gölde görülmekteydi. Akyatan Gölü ve deniz arasındaki kumullar çeşitli türlerden küçük ötücülerin üreme ve konaklama dönemlerinde yaşam ortamıdır. İzmir yalıçapkını bölgede ürerken, alaca yalıçapkını çoğunlukla kış aylarında görülür. 1990 yılında bir WIWA (Hollanda) ekibi tarafından yapılan çalışmada, baharda çok sayıda kıyı kuşunun Akyatan Gölü’nde konakladığı, ancak besin maddelerinin yetersiz oluşundan dolayı, bunların bölgede kısa bir süre kaldığı ortaya konmuştur. Koruma ve Sorunlar - Akyatan Gölü, 1987 yılında 11.244 ha alan kaplayan bir Yaban Hayatı Koruma Sahası ilan edilmiştir. Ancak, kontroller çok zayıftır ve göl halen aşırı bir av baskısına maruz kalmaktadır. 1996’da Bayındırlık Bakanlığı bölgede, sulakalanın özelliklerini de dikkate alan bir Çever Düzeni Planı hazırlamıştır. Bu plan deltadaki yapılaşmayı düzenlemekte ve özellikle yazlık konut yapımına kısıtlamalar getirmektedir.
- DSİ’nin 1985 yılından bu yana inşaatını sürdürdüğü Aşağı Seyhan Sulaması’nın IV. Merhalesi, Ceyhan ve Seyhan nehirleri arasında, Akyatan Gölü’nü kuzeyden sınırlayan alanlar da dahil, 35.000 alanın sulanmasını öngörmektedir (şu anda hazineye ait olan bu arazilerin %30’u yüksek taban suyu problemi nedeniyle tarıma elverişli değildir; drenaj tamamlandıktan sonra bu araziler çiftçilere dağıtılacaktır). Proje kapsamında bazı geçici ve sürekli bataklıklar da kurulacaktır. Yemişli Gölü, Akyatan Gölü’nün en doğudaki uzantısı olan acıkulak’a tahliye edilmek suretiyle 1995 ve 1996 yıllarında kurutulmuştur. YD3 kanalı, göle 60.000 ha alanın tarımdan dönen sularıyla birlikte, sediman ve Adana’nın güneyindeki bazı fabrika ve tesislerin atıklarını taşımaktadır. Bu durumu göz önüne alan DSİ, 1974 yılında YD3 ve denize boşalan YD4‘ü bir ara kanalla birleştirerek, özellikle yaz aylarında suların çok kirli olduğu dönemde YD3 sularının göl yerine denize akmasını sağlamıştır. Ancak daha aşağıdaki köylerin, suyun az olduğu dönemlerde tahliye kanallarındaki suları yeniden sulamada kullanmak için baskı yapmaktadırlar, bu nedenle kirliliğin en yoğun olduğu dönemlerde bu sular yine göle karışmaktadır. YD3 ‘ün kirli sularının yanı sıra, çevredeki köyler de atıklarını göle boşaltmaktadır. Yoğun kirlilikten dolayı gölde yakın dönemde bataklaşma görülmüştür.
- Tarımsal yoğunlaşmanın daha da artması, doğal alanlar üzerindeki baskıyı en üst seviyesine çıkaracaktır. DSİ projesini inceleyen bir Dünya Bankası uzman heyetlerinin görüş ve önerileri çok çarpıcıdır. Heyet, “Aşağı Seyhan IV Projesi’nin çevresel etkinliklerinimn göz ardı edilmiş olduğunu�? saptayarak “projeyi sürüdrmenin akılcı bir iş olup olmadığını�? sorgulamış, “geriye kalan doğal alanların korunarak, yöre insanı için alternatif gelir kaynaklarının geliştirilmesi gerektiğini�? belirtmiştir.
- Adana’nın hızlı bir şekilde sanayileşmesi, çiftçilerin, Akyatan gölü’nün çevresindeki alanlar gibi, daha az verimli alanlara doğru kaymasına yol açmıştır. Ayrıca, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden gelen çok sayıda pamuk işçisi ve ailesi, tüm alana yayılmış geçici ve sürekli “çadırkent�?lerin kurulmasına neden olmuştur. Göl ve kıyı arasındaki alanlarda da nüfus hızla artmaktadır.
- Kumullarda yakın dönemlerde başlanan çilek, kavun ve karpuz tarımı (bunun için kumullar önce makinelerle düzleştirilmektedir) plansızdır ve bu alanlarda sulama için yeraltı suyunun çıkarılması, deniz suyu sızıtınlarına yol açabilecektir.
- Artık şehir içinde kalan Adana havaalanının yeri değiştirilmek istenmektedir. Bunun için, yakın zamanda kurutulan ve tarıma açılması planlanan Yemişli Gölü ve çevresi en uygun yer olarak gösterilmektedir.
- Karataş bölgesi turistik yapılaşmanın, özellikle yazlık konutların büyük tehdidi altındadır. Ancak, gölü denizle birleştiren boğazın üzerine bir köprü yapılmadığı sürece, yapılaşma baskısı batıya, ÖKA içine kadar ulaşamayacaktır. ÖKA’nın batı ucunda ise, 36 evden oluşan bir site (Doktorlar Sitesi) 1995 yılında tamamlanmıştır, ayrıca burada derme çatma yapılardan oluşan büyük bir yazlık kamp vardır. Çeşitli resmi kurum ve üniversitelerin dinlenme tesisi inşa etme planları, bölge üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Bu uzun ve henüz bakir kumsalı koruyabilmek için Akyatan ve Tuzla göllerinin kıyılarında hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesi gerekmektedir.
- 1995 yılında gölün güneyinde, Karataş Kaymakamlığı ve Adana Çevre Vakfı tarafından üç katlı bir “kuş gözlem evi�? inşa edilmiştir. Yapının yüksekliğinin yanı sıra, binaya ulaşım için yollar açılması ve elektrik getirilmesi gibi planlar, akyatan Gölü’nün son derece bakir olan bu bölümünde başka gelişmeleri de özendirebileceğinden, çok büyük bir tehlike oluşturmaktadır.
- Gölde tutulan balık miktarı 25 yıl önceki yaklaşık 500 tondan 1995 yılında 60 tona inmiştir. Dalyanın yakınlarında inşa edilen balık havuzlarının amacına ulaşamadığı belirtilmiştir. Tarım Bakanlığı tarafından alanda lagün balıkçılığının geliştirilmesi için ön araştırmalar yapılmaktadır.
|
 |