 |
|
 |

Sultansazlığı Önemli Bitki Alanı (OBA), Erciyes Dağı'nın eteklerinde, Develi Ovası'nda (1075 m) yer alır. OBA, tuzcul steplerin yanı sıra tuzlu, hafif tuzlu ve tatlısu göllerini ve onlarla bağlantılı bataklık habitatlarının büyük bir mozaiğini içerir. Alan, Tuz Gölü'nden sonra İç Anadolu Bölgesi'ndeki en büyük ikinci göl-step karışımı habitatlara ev sahipliği yapar. Bu nedenle OBA, İç Anadolu tuzcul steplerine özgü pek çok önemli bitkinin de aralarında bulunduğu oldukça zengin bir bitki örtüsü barındınr. Alanda 10 Küresel Ölçekte Tehlike Altında takson bulunur. Bunlardan üçü (Limonlum anatolicum, Onosma halophilum ve Spha-erophysa kotschyana) aynı zamanda Bern Sözleşmesi Ek Liste I'de yer alır. OBA, Tabiatı Koruma Alanı, Doğal Sit Alanı ve Yaban Hayatı Koruma Sahası ilan edilmiştir. Türkiye'deki ilk Ramsar alanlarından biri olan Sultansazlığı ayrıca, Dünya Bankası tarafından desteklenen GEF Projesi kapsamında Korunmuş Alanların Yönetimi Programı'na seçilmiştir. Bütün bunlara karşın, alan şu anda sulakalan yönetiminde yapılan yanlışlar ile tarım ve sanayi alanlarından su kaynaklarına karışan atıklar nedeniyle büyük bir tehdit altındadır. Alanın Tanıtımı Sultansazlığı ÖBA'sı, sönmüş bir volkan olan Erciyes Dağı'nın (OBA No. 94) güneybatısında, Develi Kapalı Havzası'nda yer alır. OBA, tuzlu ve tatlısu gölleri, tuzcul düzlükler, tatlısu sazlı klan ve hafif tuzcul step meraların bir mozaiğini içerir. İki sığ tuz gölü, ÖBA'daki sulakalan ekosisteminin kalbini oluşturur: Yay Gölü (3650 ha - maksimum derinliği 2-3 m) ve Çöl Gölü (2600 ha - maksimum derinliği l m). ÖBA'nın kuzey ucunda yer alan bu iki gölün derinliği ve kapladığı alan mevsime bağlı olarak değişir. OBA sulakalan ekosistemi; batıda Yeşilhisar Deresi, doğuda Soysallı ve güneyde Yerköy (Karaboğa) pınarlarının karıştığı, Dündarlı ve Yahyalı dereleri gibi çeşitli akarsu ve yeraltısularıyla beslenir. Sulakalan ekosistemine tatlısu taşıyan bu akarsulara karşın, sistemin doğal bir gideğeni yoktur ve su kaybı büyük ölçüde buharlaşma yoluyla olur. Buna bağlı olarak, sulakalan sisteminin kenarı tatlısu karakteri taşırken; ortasındaki iki büyük sığ göl buharlaşma yoluyla tuzların birikmesi nedeniyle, tuzlu karakterdedir. ÖBA'da iki büyük tatlısudan hafif tuzluya değişen boylu bataklık bitki topluluğu yer alır. Yay Gölü'nün güneyinde yer alan Sultansazlığı (Örtülü-akar) Bataklığı, yaklaşık 3300 ha büyüklüğündedir. Yay Gölü - Soysallı Köyü arasında uzanan ve eskiden 1900 ha olan Kepir Sazlıkları ise, bataklık kurutma çalışmaları sonucu, günümüzde oldukça küçülmüştür. Bu nedenle, bataklık büyük ölçüde Butomus umbellatus, Epilobium hirsutum, Lepidium latifolium, Lythrum saikana, Sparganium erectum ssp. erectum, Typha angustifolia ve T.latifolia gibi boylu bitki topluluklarının araya serpildiği, geniş Phrag-mites oostra/isyataklanna dönüşmüştür. Tatlısu bataklıklarından geçen drenaj kanalları ve küçük su kaynaklan; Alışma plantago-aguatica, Groenlandia densa, Hydrocharis morsus-ranae, Lemna gibba, Lminor, Myriophyllum spicatum, Nymphaea alba, Polygonum amphibium, Potamogeton pectinatus, Ranunculus sceleratus, R.sphaerospermus, Spirodela Çöl ve Yay gölleri yaz aylarında kurur. Göllerin orta kısmında bitki örtüsü bulunmaz. Çevredeki bölümlerde ise birkaç önemli tuzcul düzlük-step toplulukları yer alır. Yay Gölü'nün kuzeybatı sahilleri boyunca Arthrocnemumfruticosum-Haolconemum strobüaceum-Salicornia prostrata tuzcul bitki toplulukları görülür. Yay ve Çöl gölleri arasında Salsola kali, S.nitraria ve S. soda'mn baskın olduğu zengin Salsola türleri içeren tuzcul düzlükleryer alır. ÇölGölü'ne yakın bu tuzcul düzlüklerdeki diğer karakteristik halofitik taksonlar arasında; Cyathobasis fruticulosa, Elymus eiongatus ssp. salsus, Noaea mucronata ve Petrosimonia brachiata sayılabilir. Daha kuru bölümlerde farklı seviyelerdeki otlatma ve insan müdahalelerine bağlı olarak, Camphorosma monspeliaca ve Chenopodium albüm step topluluklarına rastlanır. Sultansazlığı florasında 34'ü Türkiye'ye endemik olmak üzere, yaklaşık 404 takson kayıtlıdır. Alanda 10 bitkinin tipörneği toplanmıştır. ÖBA'nın tuzcul step bitki toplulukları, nadir ve tehlike altındaki taksonlar bakımından zengindir. Çoğu İç Anadolu'nun tuzcul steplerine özgü olan bu taksonlardan 10'u Küresel Ölçekte Tehlike Altında bulunur. Nadir Türler KÜRESEL ÖLÇEKTE TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER [10 TAKSON] Allium sieheanum [END, V], Lepidium caespitosum [END, V], Limonium anatolicum [END, V], L. iconicum [END, V], L. liladnum [END, V], Onosma halophilum [END, V], Petrosimonia nigdeensis [END, V], Scorzonera hieradifolia [END, V], Sphaerophysa kotschyana [END, V], Verbascum helianthemoides [END,V] AVRUPA ÖLÇEĞİNDE TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER [7 TAKSON] Achillea sieheana [END, R], Anthemis fmbriata [END, R], Cyathobasis fruticulosa [END, R], Elymus eiongatus ssp. salsus [END, K], Pucdnellia bulbosa ssp. caesarea [END, n/l], Rhamnus hirtellus [END, R], Salsola stenoptera [END, R] ULUSAL ÖLÇEKTE NADİR DİĞER TÜRLER [2 TAKSON] Salsola kali [R], S. mirana [R] Doğa Koruma - OBA Türkiye'nin en sıkı koruma statülerine sahip alanlarından biridir. Alanda, Yeşilhisar-Develi-Yahyalı ilçe sınırlan arası 25.06.1993 tarihinde I.derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir. Sultansazlığı21.04.1987 tarihinde Tabiatı Koruma Alanı (17.200ha) ve 1971 yılında da Yaban Hayatı Koruma Sahası (45.000 ha) olarak koruma altına alınmıştır. Alan aynı zamanda, 30.12.1993 tarihinde Türkiye'nin ilkbeş Ramsar alanından biri olarak seçilmiştir.
- Alan; küçük karabatak, alaca balıkgl, çeltikçi, kaşıkçı, boz ördek, yaz ördeği, Macar ördeği, pasbaşpatka, dikkuyruk, turna, kılıçgaga, bataklıkkırlangıcı, akça alıbıt, mahmuzlu kızkuşu, gülen sumru, küçük sumru ve bıyıklı sumru üreme popülasyonlannı; yazın angıt, sonbaharda çok sayda flamingo, turna ve kılıçgaga popülasyonunu, kışın ve göç döneminde de çok sayıda su kuşunu barındırması nedeniyle Önemli Kuş Alanı (OKA No. 52) olarak belirlenmiştir.
- Sultansazlığı Dünya Bankası tarafından desteklenen GEF Projesi kapsamında, Korunmuş AlanlarınYönetimi Programı için seçilen dört alandan biridir.
- Alanda Bern Sözleşmesi Ek Liste I'de yer alan üçtür bulunur: Limonium anatolicum, Onosma halophilum ve Sphaerophysa kotschyana.
- Alanda bulunan Bern Sözleşmesi'ne göre TehlikeAltındaki Habitatlar: 15.115512-Anadolu Salicornia topluluktan, 15.A511 - Anadolu Halocnemumstepleri, 15.A512 - Anadolu Artemisia-Salsola stepleri, 15.A513 - Anadolu rozet stepleri, 15.A5132 -Anadolu Petrosimonia tuzcul stepleri, 15.A514 -Anadolu Puccinellia-Limonium tuzcul stepleri,34.951 - Batı Anadolu stepleri.
Tehditler ve Diğer Koruma Konuları - ÖBA'nın karşı karşıya bulunduğu en önemli tehdit, 60 yıldır süren sulakalan kurutma çalışmalarıdır. Sulakalan ekosisteminin güneydoğusundakibinlerce hektar alan, 1940'lı yıllarda sıtmayla mücadele amacıyla kurutulmuştur.
1950'li yıllarda Kepir Sazlıklan'nda, yaklaşık 1900 ha arazi devlet tarafından köylülere dağıtılmıştır. Bu olayın ardından geçen onlarca yıl içinde de söz konusu sulakalan ekosistemi büyük ölçüde kurutulmuştur. Tabiatı Koruma Alanı sınırları içinde yer alan Kebir Sazlıkları günümüzde 500 ha'a kadar küçülmüştür. 1960'lı yıllarda Devlet Su İşleri (DSİ), Sultansazlığı'ndaki tüm sulakalan sistemini kapsayan geniş çaplı bir kurutma ve sulama projesi hazırlamıştır. Ancak daha sonra, bu projenin kapsamı çevresel etmenler göz önüne alınarak daraltılmış, tüm havzada 52.500 ha alanın sulanması öngörülmüştür. Bu kurutma ve sulama projesinin uygulanmasıyla, OBA içindeki sulakalan habitatlarının sahip olduğu özellikler büyük ölçüde bozulmuştur: 1996 yılına kadar sulakalan sistemini besleyen akarsular üzerinde üç baraj inşa edilmiş ve Yay Gölü'nün kuzeyinden ve Çöl Gölü'nden geçerek kuzeyde Kızılırmak'ın bir kolu olan, Karasu arasında bir tahliye kanalı açılmıştır. OBA içinde 18.500 ha büyüklüğünde bir arazinin sulama projesi tamamlanmıştır. Buna Yenihayat Köyü yakınlarında tuz oranının azaltılması için uzun yıllar yıkanması gereken 3000 ha step alan da dahildir. DSİ ve Orman Bakanlığı arasında, sulakalanlarda belli bir su seviyesinin altına düşülmemesini öngören ve 1976 yılında imzalanan bir protokol gereği; Yay Gölü'nün kuzeyindeki drenaj kanalı üzerinde 1071,3 kotunda inşa edilen bir kapak aracılığıyla, alanın su seviyesi kontrol edilmeye başlanmıştır. Bu protokole ve alanın sahip olduğu koruma statülerine karşın, sulakalan sistemini besleyen suların, sulama amaçlı kullanılması ve yıllık yağış miktarının düşmesiyle birlikte, Sultansazlığı 1990 ve 1991 yıllarında tamamen kurumuştur. Günümüzde Sultansazlığı, yalnızca üç tahliye kanalıyla, suyu oldukça azalmış pınarlarla ve yağışlarla beslenmektedir. Tahliye kanallarından sulakalana akıtılan kirli suların yanı sıra; doğuda tuz gölüne tatlısu ve güneydeki tatlısu bataklığına ise tuzluluğu azaltılmaya çalışılan tanm alanlarından, hafif tuzlu sular boşaltılmaktadır. Sonuç olarak, söz konusu kurutma ve sulama projeleri yeniden ele alınmadıkça, Sultansazlığı sulakalan ekosisteminin içerdiği olağanüstü biyolojik özelliklerin bütün koruma statülerine karşın korunabilmesi olanaksızdır. - Havzadaki halı, deri, un, tuğla ve keçe fabrikalarından gelen sanayi atıkları arıtılmadan sulakalansistemine boşaltılmaktadır. Buna ek olarak, Yahyalı, Yeşilhisar ve Develi gibi büyük yerleşim alanlarının kanalizasyonu ve çevredeki tanm alanlanndangelen kirli sular da tahliye kanallanyla sulakalanlara akıtılmaktadır.
- OBA sulakalanlannda yaygın olarak saz kesimi yapılmaktadır. Sulakalanlann sürdürülebilir kullanımı ağsından önemli bir ekonomik etkinlik olan saz kesimi yakından izlenmelidir. Saz kesimi ve ticareti kapsamında, Sindelhöyük'te 1995 yılında yeni bir saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur. Bu nedenle, özellikle kuşların üreme mevsimi gibi yanlış zamanlarda da sürdürülen saz kesimi ve sazları gençleştirmek amacıyla saz yakımı gibi faaliyetlerin kontrol edilmesi gerekmektedir. Buna ek olarak, güneydeki sazlıklardaki pek çok patikanın saz taşıyan traktörler tarafından yılın her mevsimi kullanılması gibi tehditler de izlenmelidir.
- Alanın bir başka önemli sürdürülebilir gelir kaynağı da eko-turizmdir. Kiralanan teknelerle sazlıklarda yapılan gezintilerin, özellikle kuşlann ürememevsimi boyunca izlenerek kontrol edilmesi deönemlidir.
Kaynaklar Erdem (1994); Kasparek (1985); Kiziroğlu, Turan ve Erdoğan (1994); Özçelik ve Sezer (1995); Öztekin (1996); Öztekin ve Yıldınmlı (1998); Pınar, Öztekin ve Oybak (1995); Seçmen ve Leblebici (1987); So-muncu (1988); Türkiye Çevre Vakfı (1993); Yarar ve Magnin (1997); Yıldınmlı ve Öztekin (1994). Mehtap Öztekin
Alanın içerdiği OBA kriterleri:
- Al: 10 Küresel Ölçekte Tehlike Altındaki Tür (3 Bern Sözleşmesi Ek Liste I türü dahil)
- A2: 7 Avrupa Ölçeğinde Tehlike Altındaki Tür
- B: Zengin Tür Çeşitliliği İçeren Genel Habitatlar-15,53
- C2: Tehlike Altındaki Doğal Habitatlar -15.115512, 15.A511, 15.A512, 15.A513, 15.A5132, 15.A514, 34.951
|
 |