Beyşehir Gölü Önemli Bitki Alanı (OBA), Göller Yöresi'nde, Dedegöl Dağları'nın hemen doğusunda yer alan, Türkiye'nin üçüncü büyük göl ekosistemini içerir. Genellikle kirlenmemiş bir tatlısu gölü olarak OBA, bazı nadir ve lokal bitkilerin de aralarında bulunduğu zengin bir sucul bitki örtüsüne ev sahipliği yapar. Göldeki nadir bitkiler arasında, Acorus calamus, Baldellia ranunculoides ve Damasomum alışma sayılabilir. Buna ek olarak, alanda yetişen Salvinia natans Bem Sözleşmesi Ek Liste I'de yer alır.
İki Milli Park'ın sınırlan içine giren Beyşehir Gölü, Doğal Sit Alanı olarak da koruma altındadır. Buna karşın, gölü besleyen su kaynaklarının yansından çoğu, Konya'nın geniş Çumra Ovası başta olmak üzere; çeşitli sulama projelerinin ve Beyşehir yerleşim alanının içme suyu gereksinimini karşılamak amacıyla kullanılmaktadır. Buna ek olarak, hazırlanan geniş ölçekli proje önerileriyle gölün mevcut su kapasitesinin üçte ikisinin daha azalması öngörülmektedir.
Alanın Tanıtımı
Beyşehir Gölü ÖBA'sı, Göller Yöresi'nin güneydoğusundaki Türkiye'nin üçüncü büyük göl ekosistemini içerir. Beyşehir Gölü, aynı zamanda Türkiye'deki en büyük tatlısu gölüdür. Yaklaşık 1123 m yükseklikte yer alan gölün derinliği, ortalama 5 m'yi ve yer yer de maksimum 10 m'yi bulur. Gölün büyüklüğü, su seviyesine bağlı olarak 60.000-73.000 ha arasında değişir. Göl tabanı büyük ölçüde Geç Pleistosen'de oluşan tortular (mil ve killi toprak) ve çevresindeki alçak araziler ise alüvyal çakıl, kum ve kilden oluşmuştur.
Gölün güneyi, batısı ve kuzeyi Dedegöl (Anamas) Dağları (OBA No. 66) ve Kızıldağ gibi yüksek dağ silsileleriyle çevrilidir. Yamaçları orman ve çalı topluluklarıyla kaplı olan bu dağlara karşın, gölün doğu kıyılarındaki alçak düzlükler çoğunlukla tanm arazisine dönüştürülmüştür. Göl, büyük ölçüde batıda Dedegöl Dağları'ndan akıp gelen çeşitli akarsular ve doğuda Sultan Dağları'ndan kaynaklanan pınarlarla beslenir. Su kalitesi, çevrede yaşayan yöre halkı tarafından doğrudan kullanılacak kadar iyi olan Beyşehir Gölü, İçme Suyu Koruma Sahası konumundadır. Gölün doğal gideğeni, bir zamanlar Suğla Gö-lü'ne (Beyşehir'e 40 km uzaklıkta) akan güneydoğudaki Çarşamba Çayı'dır. Yakın bir geçmişte, göl sularını gölün güneybatı köşesindeki Yeşildağ yakınla nndan Manavgat Nehri'ne taşıyan bir doğal yeraltı nehrinin bulunduğu da belirlenmiştir.
Gölekosistemindeyeryeragksuda, kıyıdaki çamurlu düzlüklerde ve bataklıklarda çeşitli bitki örtüsü tipleri gelişmiştir. Genel olarak sucul bitki örtüsünün en iyi örneklerine, kuzeybatıda Belceğiz ve Ayaşçiftliği ile güneybatıda Yeşildağ yakınlarında rastlanır.
Göl suyunda baskın olarak görülen bitkiler arasında, Ceratophyllum demersum, Myriophyllum verticillatum, Nuphar lutea, Nymphaea alba, Potamogeton crispus ve P.crispus sayılabilir. Belceğiz, Ayaşçiftliği ve Yeşildağ çevresinde, Nuphar lutea-Nymphaea alba birliği yer alır. Su içindeki makrofit bitki toplulukları arasında; Myriophyllum vertidllatum-Potamogeton lucens birliği Belceğiz, Ayaşçiftliği ve Akbu-run çevrelerinde ve Ceratophyllum demersum-Potamogeton crispus birliği ise Kurucaova, Yeşildağ ve Belceğiz sahillerinde görülür. Su içinde yer alan ve serbest olarak suda yüzen bitki ftorasındaki diğer taksonlar arasında; Damasonium alışma (Türkiye'de çok lokal olarak bulunan ve büyük bir hızla azalan bir bitki), Hydrocharis morsus-ranae, Lemna trisulca, Myriophyllum spicatum, Najas majör, N. minör, Poly-gonum amphibium, Potamogeton nodosus, P. perfoliatus, P. pusillus, Ranunculus saniculifolius, Salvinia natans, Utricularia australis ve Zannichellia palustris ssp peltata sayılabilir.
Göl kıyılannda ve çamurlu bölümlerde sudan yükselen bitki örtüsü içinde, lokal olarak Phragmites australis, Schoenoplectus lacustris ve Typha angustifolia topluluklanna rastlanır. Diğer yerlerde ise daha kısa boylu, su yüzeyine gkan bitki toplulukları yer alır. Zengin bir flora içeren bu topluluklarda; Acorus calamus, Alışma gramineum, A.lanceolatum, A.plan-tago-aguatica, Alopecurus arundinaceus, Baldellia ra-nunculoides, Bulboschoenus maritimus, Butomus umbellatus, Cyperus longus, Eleocharis palustris, Gratiola offidnalis, Holoschoenus vulgaris, Juncus arti-culatus, Lythrum tribracteatum, Mentha aguatica, Oenanthe aguatica, Phalaris arundinacea, Polygonum bellardii, Polygonum lapathijblium, Rorippa sylvestris, Sparganium erectum, Veronica anagallis-aguatica, V.anagalloides ve V.lysimachioides gibi su kenarlarında yetişen çeşitli taksonlar yer alır.
Göldeki 30 ada arasında en büyük üçünde yerleşim ve tanm alanları bulunur. Geri kalan adaların bir bölümü otlatma amacıyla kullanılırken, bir bölümü çorak durumdadır. Bu adalar Bolanthus spergulifolius, Silene sipylea ve Ziziphora taurica ssp. cleonioides gibi bazı nadir ve lokal bitkiler içeren zengin bir floraya sahiptir.
Beyşehir Gölü, Göller Yöresi'ndeki botanik ağdan en önemli tatlısu gölüdür. Florası nadir bitkiler bakımından çok zengin olmasa da, göl ekosisteminde bulunan önemli bitkiler arasında Acorus calamus, Baldellia ranunculoides ve Damasonium alışma sayılabilir.
Nadir Türler
KÜRESEL ÖLÇEKTE TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER [O TAKSON]
AVRUPA ÖLÇEĞİNDE TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER [6 TAKSON] Bolanthus spergulifolius [END, R], Campanula mac-rostyla [END, R], Salvinia natans [R], Silene sipylea [END, R], Verbascum cheiranthifolium var. heldreichii [END, R], Ziziphora taurica ssp. cleonioides [END, R]
ULUSAL ÖLÇEKTE NADİR DİĞER TÜRLER [4 TAKSON] Acorus calamus [R], Baldellia ranunculoides [R], Damasonium alışma [R], Leucojum aestivum [V]
Doğa Koruma
- OBA, iki Milli Park'ın sınırlan içinde yer alır: 09.05.1969 tarihinde ilan edilen Kızıldağ Milli Parkı (59.400 ha) ve 11.01.1993 tarihinde ilan edilen Beyşehir Gölü Milli Parkı (88.750 ha). Buna ek olarak, Beyşehir Gölü ve çevresi 21.09.1990 tarihindeL, ü. ve IH. derece Doğal Sit Alanı olarak koruma altına alınmıştır.
- OBA, Tarihi Isauria, Lykaonia ve Kilikia Bölgelerindeki Toros Dağlan (SWA No. 15) ve Güneybatı Anadolu (SWA No. 16) olarak tanımlanan iki Bitkisel Çeşitlilik Merkezi'nde yer alır.
- Alan, kışı geçiren çok sayıda su kuşu popülasyonunu (maksimum 213.824) banndırması nedeniyle Önemli Kuş Alanı (OKA No. 67) olarak belirlenmiştir.
- Alanda Bern Sözleşmesi Ek Liste I'de yer alan birtür bulunur: Salvinia natans.
- Alanda bulunan Bern Sözleşmesi'ne göre Tehlike Altındaki Habitatlar: 22.415 - Salvinia yataklar.
Tehditler ve Diğer Koruma Konuları
- Beyşehir Gölü'nün suları, Çumra Ovası'ndaki (Konya) tarım alanlarında ve aynca göl çevresindeki küçük sulama projelerinde toplam 10.000 ha alanın sulanması amacıyla kullanılmaktadır. Yılda ortalama 450 hm3 suyla beslenen Beyşehir Gölü'nden,yalnızca Çumra Sulama Projesi için 213 hm3 su alınmaktadır. Yerel sulama programlan ve Beyşehirmerkezindeki ve çevresindeki yerleşim alanlan içingerekli içme suyu ile birlikte, gölün su kapasitesinin yarısından çoğu kullanılmaktadır. Buna ek olarak, son yıllarda yağış miktarının azalmasıyla, gölün kapladığı alan 50.000 ha'a kadar düşmüştür.
Devlet Su İşleri (DSİ), 13.350 ha'dan başlamak üzere toplam 29.500 ha alanı daha göl sulanyla sulamayı planlamaktadır. DSİ aynı zamanda, normalde 1121-1125,6 m arasında dalgalanan göl su seviyesini de 1117 m'ye düşürmeyi önermektedir. Bunun sonucunda, değişik statülerle koruma altında bulunan Beyşehir Gölü'nün kapladığı alan üçte bir oranında azalacaktır [Daha fazla bilgi için Yarar ve Magnin (1997)].
- Balık çeşitliliği yabana bir balık türü olansudağın (Stzostedion lucioperca), 1978 yılında göle atılmasıyla azalmaya başlamıştır. Balık popülasyonu, 1986 yılında bir mantar hastalığının göle girişiyle bir darbe daha almıştır. Bu salgına kadargölden yılda yaklaşık 107 ton kerevit (Astacus leptodactylus) toplanmaktaydı. Gölün faunasındaki budeğişimlerin sucul bitki örtüsünü nasıl etkilediği hakkında herhangi bir veri bulunmamaktadır.
- Çevredeki köylerin kanalizasyonu, tanm alan-lanndan gelen kimyasallar ve güneydeki silah fab-rikalannın atıklan gölün kirlenmesine neden olmaktadır.
Alanın içerdiği OBA kriterleri:
- A2: 6 Avrupa Ölçeğinde Tehlike Altındaki Tür (l Bern Sözleşmesi Ek Liste I türü)
- B: Zengin Tür Çeşitliliği İçeren Genel Habitatlar- 22, 53
- C2: Tehlike Altındaki Doğal Habitatlar - 22.415
Kaynaklar
Sorger (1994); Küçüködük (1989); Küçüködük ve Ketenoğlu (1996); Saraçoğlu (1990); Türkiye Çevre Vakfı (1993); Seçmen ve Leblebici (1997); Yarar ve Magnin (1997).
Özcan Seçmen