1988 yılında yine WWF'nin desteğiyle Kuşadası ile Samandağ arasında kalan kıyı şeridinin 2,456 km'lik bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından deniz kaplumbağalarının yuvalamaları açısından incelendi ve yuvalama açısından önemli 17 kumsal belirlendi. Bu alan çalışmasının sonuçları ulusal ve uluslararası ilgili tüm taraflara duyurularak alanların korunmasına yönelik çalışmalar için hükümet düzeyinde yoğun etkileme çalışmaları başlatıldı.
1994 yılında WWF'nin finansal desteğiyle bu 17 yuvalama kumsalının değerlendirilmesi yapıldı. Bu çalışmanın sonucunda, Türkiye'nin taraf olduğu Bern ve Barselona sözleşmeleri gereğince de korumakla yükümlü olduğu nesli tehlike altındaki adi deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ve yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) türlerinin ve bu türlerin yaşam alanlarının korunması yönünde verilmiş olan taahhütlere karşın gerekli korumanın yeterince sağlanamadığı belirlendi. Alanların çoğunda, insan etkinliklerine dayalı tehditlerde artış olduğuna dikkat çekildi.
Türkiye'de, WWF-Türkiye, DHKD, Dokuz Eylül, Hacettepe, Ege, Akdeniz, Pamukkale, Adnan Menderes Üniversiteleri, Çevre ve Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve diğer ilgili bakanlıklar, yerel otoriteler ve yöre halkının katılımlarıyla gittikçe büyüyen bir kitle tarafından sürdürülen izleme ve koruma çalışmaları, deniz kaplumbağası yuvalama kumsallarının istenilen düzeyde korunmasını henüz sağlayamamıştır. İnsan kullanımında oldukça popüler yeri olan bu alanların, aynı zamanda iyi bir planlamayla yeterli düzeyde korunmalarının sağlanması amaçlanmaktadır.