|
Konya Havzası’nda çalışmalarına 2003 yılında başlayan WWF-Türkiye, havzada 50.000 km, yani Dünyanın çevresi kadar yol aldı. İki yılı geride bırakan Konya Kapalı Havzası’nın Akılcı Kullanımına Doğru Projesi, havzanın suyunu kullanan ve yöneten tüm tarafların, kısıtlı olan su kaynaklarını daha akılcı kullanmalarını ve birlikte hareket etmelerini hedefliyor. Havzada çalışmalar, yaklaşık 600 kişinin desteği ve etkin katılımıyla yürütülüyor. Bu süreçte; Konya’da, Beyşehir’de, Tuz Gölü’nde çeşitli toplantılar, çalıştaylar, sempozyumlar düzenleyerek Konya Havzası’nda suyu kullanan ve yönetenleri ilk defa bir araya getirdik. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ile birlikte Tuz Gölü Yönetim Planı taslağının katılımcı bir yaklaşımla hazırlanmasını sağladık. Türkiye’de su kaynakları ve sulak alanların yönetimi konusunda eğitim etkinliği düzenleyerek, deneyimlerimizi ve uzmanlığımızı Konya Havzası’ndakilerle paylaştık. Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde tarım ve çevre konusunda Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile işbirliği içinde çalıştık. İlgi gruplarını buluşturmanın yanı sıra, havzanın sosyo-ekonomik yapısını anlamak ve ilgi gruplarını belirleyebilmek için araştırma yaptık. WWF-Türkiye Genel Müdürü Filiz Demirayak konuyla ilgili yaptığı açıklamada ; “İki yıldır projemize destek olan ve etkin katılım sağlayan tüm kurum, kuruluş ve kişilere teşekkür ediyoruz. Konya Havzası’nın geleceği için üzerimize düşen sorumlulukları hep beraber yerine getirelim. Umarız, su kaynaklarımızın akılcı kullanımı için önümüzdeki yıl da bu katkı ve destek devam eder� dedi. Projemizi başından bu yana destekleyen ilgili kurum ve kuruluşlar bakın projemiz hakkında ne dediler?
Konya İl Tarım Müdürlüğü
WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından yürütülmekte olan ''Konya Kapalı Havzası Akılcı Kullanımına Doğru'' projesinin en önemli yanlarından birisi hiç şüphesiz ilgili kamu kurum ve kuruluşları,sivil toplum örgütleri,bölge çiftçisi ve halkının görüşlerinin de yer aldığı ortak bir çaba ve çözüm üretmeye dönük bir proje olması. Böyle bir birlikteliği sağlamayı başaran arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.Yaklaşık 2 yıldır birlikte çalıştığımız projeyi yürüten arkadaşlarımızın bu süre boyunca göstermiş oldukları azimli ve her yapılan çalışmayı gurup üyeleri ile paylaşan yenilikçi çalışmaları bölgemizin geleceği açısından da yeni bir vizyon oluşturacak. ''Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakalım'' amacıyla yola çıkan doğa gönüllüsü arkadaşlarımızla daha nice projelerde birlikte çalışmak dileğiyle...

DSİ 4. Bölge Müdür Yardımcısı
Emaneti koruma noktasında bir ilk!
Ülkemizin su kaynakları en kısıtlı bölgesi İç Anadolu Bölgesi’dir. Bu bölge içerisinde su kaynağının kıt olmasına karşın en yoğun su talebinin bulunduğu kesim ise Konya Kapalı Havzasıdır. Türkiye ortalaması yağış miktarı 643 mm olup, söz konusu bölgede 330 mm civarındadır. Dünya’daki 200 ekolojik bölgeden biri olan Konya Kapalı Havzası, içerisinde 15 Önemli Kuş Alanı, 6 Önemli Bitki Alanı, Beyşehir Gölü ve Kızıldağ Milli Parkları, Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Alanı ve çok sayıda doğal sit alanı gibi birçok zengin biyolojik çeşitlilik değerlerini barındırmaktadır. Diğer taraftan ülkemizde kişi başına düşen ortalama kullanılabilir su miktarı yıllık 1430 m³ civarında olup, Dünyadaki sıralamada su fakiri ülkelerin arasında yer almaktayız. Bütün bunlar bize neyi göstermektedir. Kısıtlı su kaynaklarının daha akılcı kullanımını, bu manada etkin ve sürdürülebilir bir planlamanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda havza yönetim planlarının yapılması konusunda sadece kamu kurumlarının çalışmaları yeterli değildir. Aynı zamanda sivil toplum örgütleri ve gönüllü kuruluşlarda konuyu sahiplenmeleri gerekir. Zira “Bu doğa bize dedelerimizden miras değil, torunlarımızın emanetidir.� Emaneti koruma noktasında “Konya Kapalı Havzası’nın Akılcı Kullanımına Doğru Projesi� ni ilk defa ortaya koyarak, tüm ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde olan ve çalışmaların önemli bir noktaya gelmesini sağlayan WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)nın uzun süreli yürüttüğü çalışmaları takdirle karşılıyor, sürdürülen bu çalışmaların son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Başta DSİ Teşkilatı olmak üzere bütün kurum ve kuruluşların desteğini almayı başaran WWF Türkiye personeline takdirlerimi sunuyorum.

Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi
Ortak geleceğimiz Tuz Gölü kararmasın, suyu bulanmasın
WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) nin Tuz Gölü için yaptığı çalışmalar ikinci yılını dolduruyor. 2 yıl insanlık tarihi için çok kısa bir tarih. Hele, Tuz Gölü'nün oluşumunun binlerce yıl aldığını düşünürseniz daha da kısa bir tarih. Fakat, Tuz Gölü'nün giderek kirlenmesi, daralması, elden çıkması tarihin kısa veya uzun süreli algılanmasıyla bağdaşlaştırılamaz. Çünkü, Tuz Gölü'nün giderek yok olmasını tarihin önünde canlı olarak izlemekteyiz, olumsuzlukların ortağı olmaktayız.. Zaman çok hızla akıp gidiyor. Olayı uzaktan izleme, duyarsız olma, kayıtsız kalma ve hele bana ne demek gibi bir lüksümüz yok. Çünkü, doğa insanlara verdiğini geri almada da yeri geldiğinde cömert davranmakta! Önemli olan doğa ile barışık ve duyarlı yaşamakta.Tuz Gölü'nün beyazlılığını doğaya olan duyarlılığımızda yürekten algılamamız gerekmektedir. O halde, Tuz Gölü'nü beyaz bulmak ve sürekli kılmak için iş başına. WWF Türkiye proje ekibinin büyük bir özveri ve duyarlılıkla yürüttüğü içten çalışmalar, kampanyalar, Tuz Gölü'nü gündemimizin, yaşamımızın önemli birer parçası haline getirmiştir. Çünkü, Tuz Gölü'nün beyazlılığının kararmaması, suyunun bulanmaması ortak geleceğimizin bir parçasıdır. Ortak geleceğimiz ancak ortak davranış ve duyarlılıkla sağlanabilir. Bu konuda gayret gösteren, gönül veren ve doğaya kucak açan herkes, doğa ananın birer neferidir. Tuz Gölü'nün üzerinde hele güneş doğuşunda veya batımında bir yürüyünüz, doğanın size bakışını ve Tuz Gölü'nün beni koruyun haykırışını hissedeceksiniz. O zaman bu haykırışa önce doğa, sonra insanlık adına kulak verelim, el verelim. Tuz Gölü'nün sorunlarını, geleceğini herkese sabırla ve gayretle anlatmaya çalışan, içten-yürekten gönül veren herkesi kutlamak, anmak yerine getirebileceğimiz onurlu bir davranıştır. Tuz Gölü gibi beyaz, aydınlık, güzel günler dileğiyle.

Isparta İl Çevre ve Orman Müdürü
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)’nin titizlikle sürdürdüğü “Konya Kapalı Havzasının Akılcı Kullanımına Doğru Projesi� kapsamında çalışan tüm proje yürütücülerinin emek ve bilgi birikimlerini ortaya koyarak azimli çalışma ve gayretleri kamu kurum ve kuruluşlarınca takdirle izlenmektedir. Havza’nın sadece coğrafi bir terim olarak yüzey alanı tarifinin dışında tüm ilgi grupları ve karar vericilerinin sorumluluk ve yetkilerini hatırlattığını, akılcı kullanım ile doğal kaynakların insanların mutlak kullanımına açık olarak sürdürüleceğini, farklı kurumların belki de farklı anlayış ve mevzuatın ortak değer ve ilkeler üzerinde anlaşabileceğini, bunun usul ve şeklini görmemize imkan sağlayan, bizleri bu manada teşvik ederek Çevre yönetimi yaklaşımı ve anlayışı oluşturmamıza temel teşkil eden çalışmalarınızdan dolayı İl Müdürlüğü çalışanlarımız ve şahsım adına teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum. Sizleri tanımak ve başarılı çalışmalarınızı görmek bizleri memnun etmektedir. Tüm doğa severlere selam ve saygılar.
Beyşehir Çevre Gönüllüleri Derneği
WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) hakkındaki görüşlerim gayet müspettir. Defalarca onların yaptığı toplantılara katıldım. Genç ve dinamik insanlar bu hususta görev almışlar. Her yönüyle takdire şayan çalışmalarını bizzat izledim. Memleket için bu gibi gençlerin faydalı olduklarına gönülden katılıyorum. WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) nı ve görev alanları tebrik ederim. Başarılarının devamını dilerim.

Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, İnceleme Şube Müdürü
Kamu kurumlarının yürüttükleri projelerde en büyük eksik yöre halkının nabzını iyi tutabilmek. Geçmişte bunun endişesi bile duyulmuyordu. Ancak son 10 yıldır gelişen koşullarda yerinden yönetim, katılım, açıklık, şeffaflık, sahiplenme gibi kavramlarla, özellikle planlama çalışmalarında hep olması gereken özellikler artık benimsenmeye ve işlerliğe konmaya başladı.
Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesinde yönetim planı çalışmalarına başladığımızda alanın büyüklüğü ve ilgi gruplarının karmaşıklığı gözümüzü korkutmuştu. Ancak özellikle WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) nin daha önceden sorumluluğunu almış olduğu “Konya Havzasının Akılcı Kullanımı Projesi� çerçevesinde oluşturmuş olduğu (tabiri caizse kıvama getirmiş olduğu) yerel ilgi gruplarının ilgisinin ve sahiplenme çabalarının varlığı doğrusunu söylemek gerekirse bizim için göz ardı edemeyeceğimiz bir kolaylık yarattı. Her toplantıda bunu hissettik, yaşadık. Ayrıca proje ekibinin iyi niyeti, çalışkanlığı ve kurumumuzla olan yakınlık ilişkisi de takdir edilmeye değer.
Bir sivil toplum kuruluşu olarak sizlerden beklenenin gerçek sivil insiyatifin oluşturulması olduğunu unutmamanızdır.
Teşekkürler.
Merhaba Gazetesi, Genel Yayın Yönetmeni
"Konya Kapalı Havzası'nın Akılcı Kullanımı'na Doğru Projesi�, kısaca, bir uyandırma projesidir. Geçmişe, geleceğe, insanlara, insanlığa ve bu dünyayı birlikte paylaştığımız canlılara karşı sorumluluğumuzu hatırlatma projesidir. Sadece, hatırlatma mı? Elbette değil. Akılcı kullanım, koruyarak geleceğe taşımak...
Davetli olduğum proje etkinliklerinden katılabilme şansını yakaladığım her toplantı, memnuniyetle ifade etmeliyim ki yeni bilgiler ve dostlar kazanmama neden olmuştur.
Ve ekip… Genç, çalışkan, sevecen... Havzamıza dışarıdan geldiler ama çok şey kattılar. Teşekkürler. Başardılar mı? Evet! Bir ışık yaktılar. Tebrikler. Umuyorum arkası gelecektir. Umunuz ki takipçisi olacağız.
|