WWF Türkiye HakkındaSiz Neler Yapabilirsiniz?Nasıl Yardım EdebilirsinizHaberlerSık Sorulan Sorular

Küre Dağları Hakkında

Konum

Batı Karadeniz Bölgesinde (Bartın,Kastamonu, Sinop), denize paralel olarak uzanan Küre Dağları yaklaşık 250 km uzunluğunda bir dağ sistemidir. En yüksek noktası İnebolu’nun güneydoğusundaki Yaralıgöz Dağı (2,019 m)’dır. Küre Dağları Milli Parkı (KDMP), bu dağ sisteminin batı ucunda, Karadeniz kıyısındaki Kurucaşile ve Cide ilçelerinin güneyi ile Pınarbaşı ve Ulus ilçelerinin kuzeyi arasında yer almaktadır.

Doğa Koruma amacıyla ayrılan 37,000 hektarlık bir “çekirdek zon�dan ibaret olan KDMP’nın etrafındaki 80,000 hektarlık alan, genel olarak üretim yapılan ormanların ve kırsal yerleşimlerin bulunduğu ve henüz resmi statüsü olmayan “tampon zon�u temsil etmektedir.

Doğal Yapı

KDMP’da oluşan aşınım yüzeyleri, ‘karstik’ yüzey şekillerinin olağandışı örneklerini yaratmıştır. Kanyonlar, mağaralar, dolinler, şelalelerden,vb oluşan yüzey şekilleri ile karışık ormanlardan oluşan bitki örtüsü eşsiz doğal peyzajlar ortaya koymaktadır.

Çok sayıdaki kanyonların en büyüğü olan Valla Kanyonu 12 km’lik uzunluğu ve 1,200 m’yi aşan dik duvarları ile dünyadaki en büyük örnekleri arasındadır. Ilgarini başta olmak üzere çok sayıda irili ufaklı mağara da görenleri hayrete düşürecek niteliktedir.

Su, bu peyzajın oluşumunda önemli bir rol oynamaktadır. Alanı drene eden başlıca akarsular (Devrekani, Şehriban/Aydos, Ulus, Arıt) Karadeniz’e doğru yol alırken Milli Park içinden geçer. Diğer benzer örnekleri, Toros Dağları ve Dalmaçya Kıyılarında bulunan karstik alanlar genellikle bitki örtüsü bakımından zayıftır. Ancak, Küre Dağları, tipik karstik özelliklerinin yanısıra, nemli iklimi sayesinde daha gür ormanlarla kaplıdır.

KDMP’nın kolay eriÅŸime olanak vermediÄŸi için görece iyi korunagelmiÅŸ ve benzerlerine uluslararası düzeyde ender rastlanan karstik ekosistemleri doÄŸa koruma açısından önemlidir. WWF’ye göre alan, Avrupa’da elde kalan doÄŸal ormanların en güzel ve en yabanıl örneklerinden birini temsil etmektedir. Canlılar için uygun doÄŸal yaÅŸamalanı (ormanlar, sarp kayalıklar, akarsular, çayırlıklar, vs) çeÅŸitliliÄŸi, bitki ve hayvan türlerinin zengin kompozisyonu, yaÅŸlı aÄŸaçlar, nadir türler bunun en önemli kanıtlarıdır. 

Flora

Yörede varlığı bilinen 675 bitki taksonundan, 109’u ‘Endemik’ (E) ve 49 tanesi ‘Nadir’ (R)’dir. Toplam 47 ‘Tehlike Altında’ki (EN) taksondan 2 tanesi ‘Küresel’, 33 tanesi ‘Avrupa’ ve 12 tanesi ‘Ulusal’ düzeyde tehlike altındadır. ‘Az Tehdit Altında’ (LR) olan 58 taksonun 3 tanesi ‘koruma önlemi gerektiren’ (cd), 3 tanesi ‘tehdit altına girebilir’ (nt) ve 52 tanesi ‘en az endişe verici’ (lc) durumundadır. 2 tane Bern türü bulunmaktadır.

Alanda bulunan ve Bern Sözleşmesi (Avrupa Yaban Hayatı ve Doğal Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi) listesinde yer alan Tehlike Altındaki habitatlar:

41.1E1 – B.Karadeniz kayın ormanları,

41.2C – GD Avrupa meşe-gürgen ormanları,

41.47 – Öksin akarsu yatağı ormanları,

41.7B12 – İç Karadeniz meşe ormanları,

42.1722 – Karadeniz şimşir-Uludağ göknarı ormanları, 42.1723 – B. Karadeniz öksin kayın-Uludağ göknarı orm

42.5F11 – B. Karadeniz öksin sarıçam ormanları, 42.66413 – Karadeniz karaçam ormanları

Fauna

Türkiye’nin 132 memeli türünden 40’ı bölgede yaşamaktadır. Bu türler, vaşak, susamuru, geyik ve karaca gibi tehlike altındaki hayvanları da içermektedir. Alanda ayrıca, 38 familyaya mensup ve 46’sı tehdit altında olan 129 kuş türü kaydedilmiştir.Eldeki sınırlı bilgilerin dışında, alanın faunası (örneğin sürüngen ve amfibyenler) yeterince bilinmemektedir.

Sosyo-Ekonomik Durum

KDMP sınırları içerisinde herhangi bir kırsal yerleşim bulunmamakla birlikte, Parkın etrafındaki tampon zonda 8 ilçeye bağlı yaklaşık 50 kırsal yerleşim birimi bulunmaktadır. Mevsimlere göre değişen nüfusun, (çoğunluğu orta yaş ve üzeri olmak üzere) 10 binin altında olduğu tahmin edilmektedir. KDMP çevresinden büyük şehirlere önemli oranda göç yaşanmakla birlikte, insanların çoğu, köylerindeki evlerini muhafaza ederek, eğitim dönemi sonunda yaz aylarını geçirmek ve ürün yetiştirmek üzere ya da emekliliklerini geçirmek üzere geri dönmektedir.

Ormancılık

Devlet mülkiyetinde olan ormanlardan kırsal nüfus, eskiden beri yakacak ve ucuz yapacak ihtiyaçlarını karşılayabilmekte, ormancılık faaliyetlerinde istihdam edilebilmekte ve diğer orman ürünlerinden (mantar, meyve, vs) faydalanabilmektedir. Kırsal nüfusun “en yoksul� kesimini oluşturan orman köyle-

rinden göçün, büyük kentlerin etrafındaki doÄŸal alanların konut  için yasadışı iÅŸgalinde önemli payı bulunmaktadır. Milli Parkın etrafındaki köylerinde yaÅŸayan insanlar son zamanlara  kadar ormancılık faaliyetlerinde istihdam edilmiÅŸ ve bu suretle gelir elde etmiÅŸlerdir. Ancak, orman arazisi milli park içerisinde kalan köylerin orman amenajman planlarında yapılan deÄŸiÅŸiklik nedeniyle üretime son verilmesi bu gelir kaynağının ve ormandan elde edilen diÄŸer geleneksel faydalanma biçimlerinin kaybı ile sonuçlanmıştır. Bu durum, kırsal nüfusun Milli Parka ve doÄŸa korumaya bakışını olumsuz yönde etkilemektedir.

DiÄŸer Ekonomik Faaliyetler

Tarım toprakları çok parçalıdır. Küçük parseller üzerinde tahıl, meyve ve sebze kültürü yapılmaktadır. En çok üretimi yapılan tahıl buğdaydır; genel olarak iç tüketim ve hayvan yemi olarak için kullanılmaktadır.

Hayvancılık az sayıda büyükbaş hayvanla sınırlıdır. Geçmişte koyun ve keçi beslendiği halde bu durum artık geçerli değildir.

Arıcılık hemen hemen bütün köylerde yapılmakta; modern arıcılık teknikleri çok az kullanılmaktadır. Süzme ya da petekli bal halindeki ürün çoğunlukla kent merkezlerinde ikamet eden yakınlara satılmakta ve üretim çok sınırlı olduğu için, ciddi bir pazarlama sorunu görülmemektedir.

Kaşık oymacılık, tampon zon içinde bulunan bazı köylerde ahşap kaşık oymacılığı önemli bir gelir kaynağıdır. Genel olarak hane düzeyinde ve kayıtsız bir ekonomik faaliyet şeklindedir. En önemli sorun, hammaddenin, yakın çevredeki ormanlardan düzensiz ve izinsiz olarak temin edilmesidir. Özellikle, nadir rastlanan büyük şimşir ağaçları yitirilmektedir.

Kestanecilik: Doğal kestane ormanlarının yoğun bulunduğu Kurucaşile ve Cide’de, köylüler sahiplen-dikleri ağaçlardan kestane toplamakta ve köye gelen tüccarlarla kışlık erzak (un, pirinç, yağ, şeker, çay, vs) karşılığı takas etmektedir. Hane başına ortalama 500 kg/yıl kestane meyvesi toplanmakta, yıllık 400-500 milyon TL ek gelir elde edilmektedir. Kestaneler, yerel tüccarlar aracılığıyla köylerden toplanarak, Ankara ve İstanbul’daki büyük tüccarlara satılmaktadırlar.

Tarih ve Kültür

Yörenin, Hititliler ile baÅŸlayan kayıtlı tarihi, Frigyalılar ve Lidyalılarla devam eder. İ.Ö. I. yy’da  Romalılar, İ.Ö. 395 sonrası Bizanslılar hüküm sürer. İ.S. 1105 yılında baÅŸlayan DaniÅŸmendliler ile baÅŸlayan Türk egemenliÄŸi Anadolu Selçukluları, ÇobanoÄŸulları, CandaroÄŸulları ile devam eder. Yöre, 1461’de Osmanlı topraklarına katılır. Son yıllarda bulunan ve geç Roma erken Bizans dönemine ait olduÄŸu sanılan bazı tarihi kalıntılar, orman içerisinde gizli maÄŸaralarda yer alan ÅŸapeller, mezarlar, ve diÄŸer yapılar eski çaÄŸların hayatına ışık tutar.

Yörenin hızlı gelişmeden etkilenmemiş olması, sahip olduğu zengin doğal değerlerin yanısıra, kültürel mirasın görece iyi şartlarda bugüne ulaşabilmesini sağlamıştır. Bunların başında özgün mimari dokusunu koruyan şirin köy evleri, kadınların günlük yaşamlarında hala kullandıkları renkli giysiler, geleneksel el sanatları ve hoşgörü, dayanışma ve saygıya dayalı geleneksel yaşam tarzıdır. Yaz aylarında birbiri ardına yapılan festivaller sosyo-kültürel yaşamın renkliliğine ayna tutar.

Yazı Boyutu: A A Gizlilik Kullanım Hakları Bize Ulaşın Site Haritası