NE ARAMAK İSTERSİNİZ.

Küçük Ölçekli Balıkçılığı Dönüştürmek

© Emirhan Karamuk

Küçük Ölçekli Balıkçılık Ortak Yönetimi Projemiz kapsamında; balıkçılar, yerel paydaşlar, bilim insanları, karar alıcılar ve STK’lar arasındaki iletişimi ve ilişkileri kuvvetlendirerek; balıkçılıkla geçinen kıyı topluluklarının geçimlerinin dayandığı balık stoklarını çoğaltmaları ve uzun vadede gıda ve gelir kaynaklarını güvence altına almalarına katkı sağlamak için çalışıyoruz. 

Küçük Ölçekli Balıkçılık nedir?

Küçük ölçekli balıkçılık, 12 metreden küçük tekneler ile kıyıya yakın bölgelerde pasif av araçları ile yapılan günübirlik balıkçılık faaliyeti olarak tanımlanıyor. Bu tür balıkçılık faaliyeti, özellikle  geçimini balıkçılıkla sağlayan kıyı topluluklarının refahı açısından önemli bir yere sahip. Türkiye’de balıkçılık filosunun yaklaşık yüzde doksanı (%89,6) küçük ölçekli balıkçı teknelerinden oluşuyor.

Küçük ölçekli balıkçılığın ve deniz kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için çalışıyoruz. Biliyoruz ki denizlerimizi canlı tutmak küçük ölçekli balıkçılarla birlikte mümkün.

© Timuçin Dinçer

Durum Tespiti:

Mevcut durumda sınırlı doğal kaynaklarımızı sürdürülebilir biçimde kullanmayı ve geçimini bu kaynaklardan sağlayan kıyı topluluklarını korumayı başaramıyoruz. Su ürünlerine yönelik sürekli artan talep ve kaynaklar uygun şekilde yönetilmediği için dünya genelinde aşırı avlanma ile karşı karşıyayız. Akdeniz’de durum daha da vahim; analiz edilen balık stoklarının yüzde yetmiş beşi aşırı avlanıyor. 

Denizlerimizi ve denizel kaynakları korumak ve sürdürülebilir biçimde kullanmak için acilen harekete geçmezsek, 2030 hedefine ulaşmak mümkün olmayacak (Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 14).Başarılı balıkçılık yönetiminin en önemli koşulu, doğal yaşam alanlarının korunması ile kullanımı arasındaki dengenin kurulmasıdır. Temsil hakkı güçlendirilmiş küçük ölçekli balıkçılar ve bu balıkçıların yaşadıkları topluluklar, deniz kaynaklarının korunmasında önemli rol oynayabilir.

Küçük ölçekli balıkçılık sektöründe çalışan bütün kesimler, iklim değişikliği, büyük ölçekli sektörle rekabet, alternatif geçim kaynaklarına yoksun olma, yeterli oranda temsil gücüne sahip olmama ve azalan kaynakların yönetiminde rol alamama gibi birçok sorun ile başa çıkmaya çalışıyor. Denizlerin ve denizlerden elde edilen kaynakların yönetimi için kurulan sistemlerde ideal düzeyde katılımcılık sağlanabilmiş değil. 




Küçük Ölçekli Balıkçıların denizde kalma süreleri her geçen gün artmasına rağmen yakaladıkları balık miktarı giderek azalıyor. Küçük Ölçekli Balıkçıların denizde kalma süreleri her geçen gün artmasına rağmen yakaladıkları balık miktarı giderek azalıyor.
 

Kültürel Değişim

Akdeniz’in her bir köşesi gibi, balıkçılık yapılan alanları da farklı kültürel özellikler barındırıyor ve kendi güçlü miraslarının izlerini taşıyor. Her bir alan benzersiz ve kendine özgü bir yapıya sahip; dolayısıyla yerel şartlara uygun düzenlemelerle yönetilmeleri gerek.  

Bunu yapmanın en iyi ve en etkili yolu, balıkçılık ile ilgili düzenlemeleri hazırlarken yereldeki durumu herkesten daha iyi bilenleri -yani küçük ölçekli balıkçıları da sürece dahil etmek. Küçük ölçekli balıkçıların sahaya ilişkin sahip oldukları derin bilgi ve tecrübeler, alanın ve kaynakların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan uygulamaların belirlenmesine katkı sağlar.

Binlerce Yıllık Geçmişe Sahip Küçük Ölçekli Balıkçılar Denizlerimizin Koruyucularıdır. Denizler var olduğu sürece küçük ölçekli balıkçılar da var olacak.

 

Çözüm Önerilerimiz:

WWF Akdeniz Girişimi (MMI), Akdeniz’e kıyısı olan 10 ülkede, kıyı balıkçılığı yönetim biçimlerinin yereldeki koşullara uygun yönetim uygulamalarıyla dönüştürülmesine, bir başka deyişle, küçük ölçekli balıkçılığı çözümün merkezine yerleştirmesine destek oluyor.  

Hedefimiz, “Ortak Yönetim” olarak da adlandırabileceğimiz katılımcı balıkçılık yönetiminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması. Bu hedef denizlerdeki biyoçeşitliliği koruma ve Akdenizli balıkçılar ile aileleri için daha iyi geçim kaynakları sağlama amacımızın tam merkezinde yer alıyor. Ortak Yönetim ile; 

  • Küçük ölçekli balıkçıların karar verme süreçlerine daha fazla katılımına;

  • yasal temsil güçlerinin artırılmasına;

  • daha iyi tanınıp kabul görmelerine ve güçlenmelerine;

  • süregelen yönetim uygulamalarından kaynaklanan kanunlara uymama kültürüne, sürdürülebilir olmayan alışkanlıklara ve nihayetinde ortaya çıkan aşırı avlanma sorununun çözümüne katkı sağlamak istiyoruz.   

Asıl amacımız ve yapmamız gereken, ilgili bütün paydaşlar ile birlikte küçük ölçekli balıkçılık için Akdeniz ve Karadeniz’in tamamında yaygınlaştırılabilecek bir “Ortak Yönetim Modeli" oluşturmak. Balıkçılık yönetiminin, yerele uyarlanan kararların ilgili tüm paydaşlar ile görüşülerek alınmasını sağlayan ve doğa sorunlarına karşı duyarlılığı artıran katılımcı bir sisteme dönüşmesini hedefliyoruz.      

© Emirhan Karamuk

Yaşamları sağlıklı denizlere bağlı olan insanların yönlendirdiği bir hareket başlatmayı amaçlıyoruz.
 
Çalışma Alanlarımız:

WWF Akdeniz Girişimi tarafından Akdeniz’de toplam 24 alanda yürütülen çalışmalar kapsamında WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) olarak biz de ülkemizde toplam 4 farklı pilot alanda küçük ölçekli balıkçılar ile çalışıyoruz.

Foça (İzmir)
Mordoğan (İzmir)
Kaş (Antalya)
Erdemli (Mersin)

© WWF

Projenin Amaçları:

• Küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için uzun vadeli işbirliği ve güven ortamı oluşturmak;

• Katılımcı yönetim yaklaşımını yaygınlaştırmak ve sürdürmek için yeni politikalar geliştirilmesine katkı sağlamak;

• Küçük Ölçekli Balıkçıların geçim kaynaklarını çeşitlendirmek ve gelirlerini iyileştirmek için ekonomik alternatifler ve pazar fırsatları oluşturmak; böylelikle bir yandan da denizlerdeki av baskısını azaltmak;

• Seçici av araçlarının yaygınlaştırılması amacıyla avlanma yöntemlerini, teknolojilerini tanıtmak ve kullanımını sağlamak, avlanma sürelerini azaltmak gibi daha sürdürülebilir uygulamaları belirlemede ve uygulamada balıkçılara destek olmak

•, küçük ölçekli balıkçıların, yerel ürün tüketiminin ve av sahalarının önemi hakkında farkındalık yaratmak.

Sürdürülebilir balıkçılık, sağlıklı deniz ekosistemleri ve küçük ölçekli balıkçıların sosyo ekonomik koşullarının iyileştirilmesi birbirinden ayrı düşünülemez.

© Sevda Yaşaroğulları