NE ARAMAK İSTERSİNİZ.

Ada Sulak Alanlarının Korunması

© WWF-Türkiye

Sulak Alan Nedir, Neden Önemlidir?

Sulak alan tanımı çok çeşitli alanları içine alır; bataklıklar, turbalıklar, taşkın düzlükleri, nehirler, göller, tuzlalar, mangrovlar, deniz çayırı yatakları, mercanlar, gelgit anında altı metreden derin olmayan deniz kıyısı alanları doğal sulak alanların yanı sıra, atık su arıtım gölcükleri ve rezervuarlar gibi insan yapımı alanlar da sulak alandır.

Sulak alanlar, dünya yüzeyinin yaklaşık %6’sını kaplar. Dünyadaki tüm canlı türlerinin %40’ını ve tüm hayvan türlerinin %12’sini barındırırlar.
Sulak alanların taşkın kontrolü, yeraltı sularının beslenmesi, fırtınalardan koruma, besin depolama, iklim değişikliğinin kontrolü, su arıtımı, gıda kaynağı olma, turizm faaliyet alanı sağlama gibi birçok işlevi vardır.

 Ada Sulak Alanları Projemiz

Adalarda bulunan sulak alanların varlığı adadaki doğal hayat için olduğu kadar, sınırlı tatlı su erişimine sahip ada sakinleri, için de kritik önemdedir.

Bu çerçevede, adalardaki sulak alanlarda tam ve bilimsel temelli bir envanter çalışması gerçekleştirilmesi ve bu alanların etkin ve uzun süreli korunması için tedbirlerin belirlenmesi ve gerekli durumlarda restore edilmesi büyük önem taşımaktadır.

2017 yılında ülkemiz adalarında yer alan sulak alanların envanterini oluşturmak üzere bir çalışma başlattık. Balıkesir, Çanakkale, İzmir ve Muğla’ya bağlı 24 adada bulunan 70 adet sulak alanın  yapısını, bu alanları çevreleyen habitatları, yaygın biyolojik çeşitliliği ve alanların bütünlüğüne yönelik tehditleri belirleyerek envanterini çıkardık. Bu sulak alanların işlevleri ve sundukları ekosistem hizmetlerine yönelik değerlendirmeler yaptık.
Ülkemiz ada sulak alanları üzerindeki tehditleri saptadık, buna göre:

  • Üzerinde yerleşim olan adalarda yapılaşma baskısı mevcut ve her geçen gün artıyor.

  • Turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu adalarda ve üzerinde yerleşim olmayan ancak yat turizmi, günübirlik tekne turları gibi faaliyetlerin gerçekleştiği adalarda sulak alanlar insan etkisine maruz kalabiliyor;

  • Küresel iklim değişikliğinin etkileri, Akdeniz Havzası’nda kuraklığın artmasına yol açıyor. İklim değişikliği kuraklığın yanı sıra, deniz seviyelerinde artışa yol açacağı için kıyı sulak alanları için de tehdit oluşturuyor. Ada sulak alanlarının çoğu kıyılarda yer alıyor ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı hassas konumda.

Türkiye’nin ada sulak alanları için tamamladığımız bu envanter çalışmasını, çevrimiçi erişime açık bir veri tabanı altında topladık. WWF-Türkiye Ada Sulak Alanları veri tabanına ulaşmak için tıklayınız.

Envanter çalışmamız, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı Ulusal Sulak Alan Envanteri ve Yönetim Bilgi Sistemi’ne entegre edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu Ulusal Sulak Alan Envanteri ve Yönetim Bilgi Sistemi’ne ulaşmak için tıklayınız.

Gökçeada’da yer alan Gökçeada Lagünü’nün Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan ilan edilmesi için aktif rol aldık. 2019 yılında Gökçeada Lagününün Ulusal Öneme Haiz Sulak alan ilan edilmesinin ardından, 2020 yılında Lagün için hazırlanan yönetim planında faaliyetler üstlendik. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile birlikte uygulayacağımız faaliyetler, Gökçeada Lagünü’nün bölge halkı ve biyolojik çeşitlilik için korunmasını hedefliyor.