Daha Fazla Doğa ve Orman Kaybına Tahammülümüz Yok!

Güncelleme Tarihi 12 January 2022

5-7 Ocak Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararlarına göre çeşitli illerde (Kastamonu, Manisa, Ankara, Mersin) toplam 988.342 metrekare (98,8 hektar) büyüklüğünde orman alanı, çeşitli gerekçelerle orman sınırları dışına çıkarıldı.
Kamuoyunda büyük bir tepki çeken bu karar, aslında 2018 yılında Orman Kanunu’na eklenen Ek 16. Maddeye* dayanıyor. Buna göre orman niteliğini kaybetmiş alanlar ya da yerleşime uygun olan taşlık, kayalık  ve verimsiz orman alanları orman sınırları dışına çıkarılabiliyor. 6 Ocak 2021 tarihinde yayımlanan “Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik” ile de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirlediği alanların orman sınırları dışına çıkarılması için Cumhurbaşkanı’na yetki verilmişti.

Bu yetki bugüne kadar beş kez kullanıldı ve basında yer alan bilgilere göre toplam 684 hektar** alan (yaklaşık bin futbol sahası***) orman sınırı dışına çıkarıldı.

Oysa uzmanlara göre bu durum Anayasamızın 169. maddesine de aykırı****. İleride de yinelenmesi muhtemel bu uygulama hem bilimsel açıdan tartışmalı hem de ormanlarımız ve biyolojik değerlerimiz açısından önemli riskler taşıyor. Orman sınırı dışına çıkarılan alanların gerçekten orman niteliğini kaybedip kaybetmediği belli olmadığı gibi her uygulama ile orman alanlarımız biraz daha azalıp bütünlüğü bozulurken, “taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar’ ifadesi bilimsel olmaktan uzak. Zira, bir yerin orman olması için üzerinde ağaç olup olmadığına bakılmaz; orman içinde açıklıklar, taşlık, kayalık alanlar da özellikle biyolojik çeşitlilik için önemli habitatlardır ve bu tür müdahaleler biyoçeşitlilik için büyük risktir. Orman dışına çıkarılan bu alanların yerleşime açılması, altyapı çalışmaları için ormanların daha da parçalanmasına ve ormanlardaki yangın riskinin artmasına yol açacaktır.

Küresel iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi ekolojik krizlerden en çok etkilenen Akdeniz coğrafyasında yer alan ve bunu kuraklık, seller, orman yangınları gibi acı tecrübelerle sık sık yaşayan ülkemizde, bu tür krizlere karşı direncimizi arttıracak her karış doğal alan altın değerinde iken yukarıdaki uygulamalarla ülkemiz ne yazık ki biraz daha çoraklaşmakta ve ekolojik olarak yoksullaşmaktadır. Çocuklarımızın geleceği için eski alışkanlıklarımızdan hızla uzaklaşmalı ve doğayla daha uyumlu bir yola girmeliyiz.

Dr. Sedat Kalem, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Doğa Koruma Direktörü



--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

*Orman Kanunu Ek 16. Madde: Bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlardan, sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanlar, Cumhurbaşkanınca belirlenecek usul ve esaslara göre Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tescil edilir.
**https://medyascope.tv/2022/01/10/cumhurbaskani-karariyla-dort-ildeki-ormanlik-alanlar-orman-siniri-disina-cikarildi-prof-dr-doganay-tolunay-bu-kararlar-anayasaya-aykiri/

***Ortalama bir futbol sahası büyüklüğü: 105 x 68 metre= 7.140 m² (https://www.greengrass.com.tr/Futbol-Saha-Olculeri.html)

****Anayasamızın 169. Maddesine göre 31.12.1981 öncesinde orman niteliğini kaybeden alanlar orman dışına çıkarılmaktadır. Bu uygulama kamuoyunda 2B olarak bilinmektedir. Orman Kanunun Ek 16. Maddesi bu tarihten sonra işgal edilen alanların da orman dışına çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Bu nedenle Anayasaya aykırıdır. https://bianet.org/bianet/print/255933-dort-kentte-988-bin-352-m-alan-orman-sinirlari-disina-cikartildi

FAYDALI BİLGİLER