© WWF Türkiye
TATLI SU ve Sulak Alanlar

BİR YANIMIZ KURAKLIK, BİR DİĞER YANIMIZ SEL


Dünya Ekonomik Forumu son on yılda dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu ilk beş riskin tamamının çevresel olduğunu açıkladı.İklim değişikliğine yönelik eylemlerimizde başarısızlık, aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, doğal kaynak krizi ve insanın doğaya verdiği zarar da dahil olmak üzere; bu beş riskin tümü suyla ilişkili.

Türkiye’de bir yandan kuraklık, bir yandan sel felaketi haberleri gündemde. Doğa olayları, plansızlık ve doğaya yapılan yanlış müdahalelerle felakete dönüşmeye devam ediyor.Bütün bunların sonucunda, çevresel, ekonomik, kültürel, sosyal, sağlık ve tedarik zinciri sorunları söz konusu.


Neden Önemli?

Yaşamın devamı yeterli ve iyi kalitede suyun varlığına bağlı.

Yerküre üzerindeki suyun tamamı beş litrelik bir şişeye konsa, biz insanların erişebileceği tatlı su miktarı yalnızca bir yemek kaşığı kadar. Başka bir deyişle, erişilebilir tatlı su miktarı, dünyanın toplam su varlığının yüzde 1’inden bile az. Yeterli miktarda ve kaliteli bir suyun varlığı, tatlı su ekosistemlerinin olduğu kadar, gıda güvencesinin ve sürdürülebilir kalkınmanın, dolayısıyla insanlığın geleceğinin de temel koşulu. Tatlı su kaynaklarını korumak işte bu yüzden çok önemli.
 
21. yüzyılda karşımıza çıkan başlıca zorluk, su kaynaklarının kısıtlı olması. Gıda güvenliği ve enerji güvencesi, ekonomik büyüme, iklim değişikliğiyle mücadele ve biyolojik çeşitlilik kaybının önlenmesi gibi birçok konunun temelinde su kaynaklarının sürdürülebilirliği var.

Bu nedenle, su kaynaklarının kısıtlı olması veya aşırı kullanımı artık hepimizi ilgilendiriyor.

 

 

© Better Cotton Initiative

WWF-TÜRKİYE TATLI SU EKİBİ NELER YAPIYOR?


WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) olarak amacımız, insan ve doğanın ihtiyaç duyduğu miktar ve kalitede suyun sürdürülebilir bir şekilde temin edilmesini sağlamak. Bu amaca yönelik olarak kamu, sivil toplum ve özel sektör işbirlikleri kuruyoruz, sanayi ve tarımda suyu daha verimli kullanan ve su kaynaklarını daha az kirleten biçimlerde üretim uygulamalarının hayata geçirilmesine katkı veriyoruz. İş ortaklarımız ve paydaşlarımızla yürüttüğümüz öncü çalışmalarımızın diğer havzalarda uygulanabilir modellere dönüşmesi için çalışıyoruz.
 

  • Denizli’de Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA)  ile yürüttüğümüz Tekstil Temiz Üretim programı kapsamında, 2019 yılında GEKA tarafından sanayide su ve enerji verimliliği yatırımlarına yönelik 5 milyon TL hibe desteğinin verilmesine katkı verdik.
     
  • Dünya’da ilk kez çevrimiçi ortamda, bir nehrin doğduğu noktadan, denize ulaştığı noktaya kadar yaşadığı yolculuğu kullanıcılarla buluşturduk. Büyük Menderes Nehri Suyun Yolculuğu web sitesi ve belgeseli 5 milyondan fazla izleyiciye ulaştı.
     
  • Aydın’da pamuk üretiminde 100 dekarda, 3 öncü çiftçi ile onarıcı tarım uyguluyoruz. İki yılını tamamlayan pilot çalışmalarda toprağın organik madde miktarında artış, bitki kök gelişiminde iyileşme, toprağın su tutma kapasitesinde ve toprak biyolojik çeşitliğinde artış gözledik. Aynı zamanda girdi maliyetlerinde %20 oranında tasarruf sağlandığını gördük.
     
  • Pamuk üretiminde tarımsal kirleticilarin Bafa Gölü ve Büyük Menderes Deltası gibi biyolojik çeşitlik için önemli yaşam alanlarına etkilerini azaltmak amacıyla zirai ilaç ve gübre kullanımının azaltılması konusunda 2.000 pamuk çiftçisine eğitim verdik.
     
  • Ülkemiz adalarında yer alan sulak alanların envanterini oluşturmak üzere bir çalışma başlattık. Balıkesir, Çanakkale, İzmir ve Muğla’ya bağlı 24 adada bulunan 70 adet sulak alanın  yapısını, bu alanları çevreleyen habitatları, yaygın biyolojik çeşitliliği ve alanların bütünlüğüne yönelik tehditleri belirleyerek envanterini çıkardık. Bu sulak alanların işlevleri ve sundukları ekosistem hizmetlerine yönelik değerlendirmeler yaptık.



 

© WWF Türkiye

BÜYÜK MENDERES

Türkiye’nin en önemli nehir havzalarından Büyük Menderes’te su koruyuculuğu stratejimiz kapsamında tekstil tedarik zincirinin dönüşümü için çalışıyoruz.
 

HEMEN İNCELE

© WWF Türkiye

ADA SULAK ALANLARININ KORUNMASI

Sulak alan tanımı çok çeşitli alanları içine alır; bataklıklar, turbalıklar, taşkın düzlükleri, nehirler, göller, tuzlalar, mangrovlar, deniz çayırı yatakları, mercanlar, gelgit anında altı metreden derin olmayan deniz kıyısı alanları doğal sulak alanların yanı sıra, atık su arıtım gölcükleri ve rezervuarlar gibi insan yapımı alanlar da sulak alandır.
 

HEMEN İNCELE

© WWF Türkiye

TÜRKİYE'DE SU KAYNAKLARININ GÜNCEL DURUMU

Türkiye, sanılanın aksine su zengini bir ülke değil. Yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke. Artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor.
 

HEMEN İNCELE
© DENİZ KAPLUMBAĞASI

DEĞİŞİMİN PARÇASI OL

Hayatınızda ufak değişiklikler yaparak büyük değişimlere katkıda bulabilirsiniz. Tehlike altındaki bir türü evlat edinin veya düzenli destekçi olun, WWF-Türkiye ailesine siz de katılın! Doğamız için yaptığımız her proje sizinle #BirlikteMümkün

Destek Ol