Daha Hızlı, Daha Yeşil, Daha Adil: Enerji sistemimizi dönüştürmek için bundan sonra yapılması gerekenler

Güncelleme Tarihi 26 January 2024

Yenilenebilir enerji yarışı başladı. WWF Küresel Enerji Lideri Dean Cooper'a göre bu yarış şimdi hızlanmalı; fosil yakıtları temiz enerjiyle değiştirirken insanları ve doğayı geride bırakmamalı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nin 28. Taraflar Konferansı’ndaki (COP28) hükümetler tüm fosil yakıtların tamamen ortadan kaldırılacağı taahhüdünde bulunamamış olsalar da, bu yakıtlardan 'uzaklaşma' konusunda vardıkları tarihi taahhüt, iklim krizinin ana etkenleri olan kömür, petrol ve gaz çağının sonunun başlangıcına işaret ediyor. Bilim net: Küresel ısınmanın en kötü sonuçlarını önlemek için fosil yakıtları hızla rüzgar ve güneş gibi daha temiz ve daha ucuz yenilenebilir enerji kaynaklarıyla değiştirmeliyiz.

COP28 kararının büyük ölçekli karbon yakalama kullanımı ve depolanması ve 'geçiş yakıtları'
gibi tehlikeli, dikkat dağıtıcı konulara açık kapı bırakması talihsizlik. Bu teknolojiler, kanıtlanmış ve uygun fiyatlı yenilenebilir enerji teknolojisinin büyük ölçekte yaygınlaştırılmasını ertelememeli.

Daha yeşil, daha hızlı ve daha adil bir enerji dönüşümü sağlamak için iki temel zorluğun üstesinden gelmemiz gerekiyor: Eylem için zaman çizelgesi ve birlikte nasıl çalışacağımız.
 
  1. En son bilimsel verilere göre yapılan tahminlere göre net sıfır emisyon hedefine 2050 yılından sonra ulaşılabilecek. Bu, iklim değişikliğinin en yıkıcı sonuçlarından kaçınmak için çok geç bir tarih. Acilen harekete geçilmeli.
  2. Bununla birlikte tüm ülkeler kendi enerji ve iklim hedeflerini bağımsız olarak takip etmeye devam ederse iklim kriziyle tam anlamıyla mücadele edemeyiz. Tek bir küresel eylem planının uygulanması için tüm ülkelerin tam taahhüdü şart ve bu hem uzlaşma hem de ilgili tedbirlerin herkes tarafından uygulanması anlamına geliyor.

Daha hızlı, daha yeşil ve daha adil

Uluslararası Enerji Ajansı'nın yeni analizi, yenilenebilir enerji yarışının hız kazandığını ve daha temiz enerji kaynaklarının son otuz yılda hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde kullanıma sunulduğunu gösteriyor. Dünya, 2023 yılında bir önceki yıla göre %50 daha fazla yenilenebilir kapasite eklerken, dünya genelindeki eklemelerin dörtte üçünü güneş pv sistemleri oluşturuyor. Buna rağmen, COP28'de kabul edilen ve asgari bir hedef olarak görülmesi gereken 2030 yılına kadar yenilenebilir kapasiteyi üç katına çıkarma yolunda henüz yol alamıyoruz.

Kendi araştırmalarımız, yenilenebilir enerji ile desteklenen bir geleceğin, doğa ve insanlar için her zamanki gibi fosil yakıtların hakim olduğu bir gelecekten 2-16 kat daha iyi olduğunu gösteriyor. Ancak bu değişimin, başkalarının zararına bazı insanlara fayda sağlamaktan veya biyoçeşitlilik krizini daha da kötüleştirmekten kaçınmak için doğru şekilde yapılması da çok önemli.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla yaygınlaştırılması ve buna paralel olarak fosil yakıtların kullanımdan kaldırılması, etkilenen topluluklar üzerindeki etkiyi dikkate almalı ve bu değişimin adil ve hakkaniyetli olmasını sağlamalıdır. Yenilenebilir enerjilere hızlı bir geçişte, olağan senaryoya kıyasla iki kat daha fazla iş yaratılacak olsa da, bu durum bazılarına destek olurken diğerlerini geride bırakmamalıdır. Bu da mevcut fosil yakıt işgücünün yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasını destekleyebilmesi ve bundan faydalanabilmesi için yeniden beceri kazandırılması ve yeni kapasite oluşturulması anlamına gelmektedir.

Doğa dostu bir enerji sistemi inşa etmek

Güneş ve rüzgar enerjisi çevreye en az zarar vererek doğal kaynaklardan yeterli, uygun maliyetli enerji sağlayan ve bu nedenle genel olarak en iyi seçenekler olacak iki yenilenebilir enerji kaynağı. Fakat güneş ve rüzgar uygulamalarında dahi enerji geliştiricileri bunların doğaya ve topluma etkilerini hesaba katmalıdır.

Doğaya gereksiz zarar vermekten kaçınmak için, yeni yenilenebilir enerji projelerinin etkin ve verimli bir şekilde izinlendirildiğini ve konumlandırıldığını görmemiz gerekiyor. Örneğin, enerji geliştiricileri karadaki rüzgar türbinlerini göç eden kuşlar üzerindeki etkiyi azaltacak şekilde, denizdekileri ise biyoçeşitliliği destekleyen okyanus yataklarını tahrip etmeyecek şekilde kurmalıdır. Güneş panelleri, alternatif arazi kullanım seçeneklerini (özellikle tarımsal üretim) dikkate alacak şekilde yerleştirilmelidir. Ancak bu sayede sahip olduğumuz alanı daha etkili bir şekilde kullanabilir ve önemli habitatları koruyabiliriz.

Bunun yanında rüzgar ve güneş enerjisi teknolojileri için gerekli olan kritik minerallere yönelik gelecekteki talebi nasıl azaltacağımızı da düşünmeliyiz. Benzer şekilde şebeke genişlemesinin kaçınılmaz sonuçlarını da. Bu kapsamda, örneğin, koruma alanlarına müdahaleden nasıl kaçınılacağı ve mini-şebekeler gibi merkezi olmayan potansiyel çözümlerin kullanımı (her ülkede tek bir birbirine bağlı altyapı yerine) göz önünde bulundurulabilir.

Yenilenebilir enerji kesinlikle gelecek için en iyi seçeneğimiz. Doğa ile uyumlu yenilenebilir enerjiler sınırlı zamanımız içinde kritik koruma alanlarının kaybını önleyecek ve herkes için kabul edilebilir yaşam koşulları sağlayacak şekilde gezegenimize ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayabilir - ancak yalnızca istikrarlı bir iklim ve yaşanabilir bir gezegen sağlamak için derhal harekete geçer ve birlikte çalışırsak.
 
Fosil yakıtlardan çıkış #BirlikteMümkün

WWF Küresel Enerji Lideri Dean Cooper tarafından kaleme alınan bu yazının orijinali 12 Ocak 2024 tarihinde yayınlanmıştır.

FAYDALI BİLGİLER