© Mert Gökalp
DENİZ KORUMA ALANLARI

TÜRKİYE KARASULARININ YAKLAŞIK %4'Ü KORUMA ALTINDA BULUNUYOR.


Balık stoklarının korunması ve artırılması için dönemsel ya da temelli olmak üzere belirli bölgeler ve türler balıkçılık aktivitelerine kapatılır. Bu sayede, balık stokları korunarak sektörünün devamlılığı sağlanır. 

20. yüzyılda, balık stoklarının korunmasının yanı sıra denizlerdeki biyolojik değerlerin ve kıyı topluluklarının alternatif gelir kaynaklarının oluşturulup korunabilmesi için ülkeden ülkeye adları “Deniz Milli Parkı”, “Deniz Rezervi” gibi değişkenlik gösteren deniz koruma alanları oluşturulmaya başlandı.

Denizler ve okyanuslar için olumsuz etkileri en aza indirgemenin, denizlerdeki doğal yaşam alanlarını, tarihi ve kültürel özelliklerini koruyarak deniz kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamanın tek yolu denizlerde etkin yönetilen doğal rezervler oluşturmak geçiyor. Türkiye, 1988'den itibaren, Akdeniz ve Ege kıyıları boyunca kıyı ve deniz koruma alanları ilan etmeye başladı. Bugün Türkiye’de farklı statülerde (özel çevre koruma bölgesi, milli park, tabiat parkı, vb) koruma altında olan ve farklı bakanlıklarca yönetilen yaklaşık 32 deniz ve kıyı koruma alanı bulunuyor. Toplam 18 Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB)’nin 12’si, yaklaşık 17.575,79 km² deniz ve kıyı alanını kapsıyor.

WWF-Türkiye, 2001 yılından bugüne ülkemizin deniz koruma alanlarının etkin yönetimine katkı sağlamak için, alandaki tüm paydaşların katılımı, bilim danışmanları ve ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği içinde, Likya kıyılarında başlayan çalışmalarına, Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi deniz koruma alanının denizel yönetim planı izleme ve uygulamaları, Datça-Bozburun ÖÇKB’nde sürdürülebilir turizm uygulamalarıve pilot alanlarda küçük ölçekli balıkçılığın desteklenmesi çalışmaları kapsamında devam ediyor.

 

© Jürgen Freund / WWF

KAŞ-KEKOVA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ


Kaş’ta 2001 yılından itibaren yapılan denizel biyolojik zenginlik araştırmaları sonuçlarına dayanarak, Mülga Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı’na yaptığımız başvuru sonucunda, 2006 yılı sonunda, Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin sınırları Kaş’ı da içine alacak şekilde genişletildi. Alanın adı Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak değiştirildi. Akdeniz’in sualtı ormanları olarak adlandırılan deniz çayırlarının, tekne çapalarından zarar görmesinin önlenmesi amacıyla 20 adet şamandıra, Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi’ne yerleştirildi. Deniz çayırlarının etkin korunması için alanda ihtiyaç duyulan şamandıra miktarı belirlendi. 2012 yılında, alanda sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi ve azalan balık popülasyonlarının yenilenmesi için, bölge balıkçılarının görüşleri alınarak, balıkçılığa kapalı alanlar ilan edilmesi sağlandı.


Birlikte neler başardık?

Uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla orfoz izleme çalışmaları gerçekleştirildi. Azalma eğiliminde olan orfoz popülasyonunun korunması için, korunan deniz alanlarında orfoz avcılığının yasaklanması yönünde tedbir önerileri hazırlandı. Su Ürünleri Tebliğ çalışmalarına teknik geri bildirim verildi.

İlgili paydaşların katılımıyla Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi Denizel Yönetim Planı hazırlandı. Plan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından 2014 yılında onaylandı.

Alanda yürütülen çalışmaların yer aldığı Kaş Kekova’da Hayat Var Belgeseli hazırlandı ve yayınlandı. Alanın, Sürdürülebilir Turizm Planı hazırlandı.

Kaş-Kekova ÖÇKB, 2001-2022 yılları arasında WWF Akdeniz Programı tarafından Akdeniz Havzası ölçeğinde yürütülen bölgesel projelerde, Türkiye pilot alanı olarak yer aldı.

“Kıyı, Ada ve Denizel Alanların Entegre ve Sürdürülebilir Yönetim Modellerinin Güçlendirilmesi (COGITO)” projemiz kapsamında, Barselona Sözleşmesi çerçevesindeki yükümlülüklerimizin yerine getirilmesine katkıda bulunmak üzere, başta Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü (TVKGM) olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluşla işbirliği içinde çalıştık. Datça-Bozburun Deniz Koruma Alanı’nın doğal, kültürel ve sosyoekonomik değerlerin korunması ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Datça- Bozburun Deniz Koruma Alanı Taslak Denizel Yönetim Planı çalışmamızı tamamladık, onay için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ilettik.

Varlıkların Güçlendirilmesi: Ortak Yönetilen ve Finansal Olarak Sürdürülebilir Deniz Koruma Alanları ve Balıkçılığa Kapalı Sahaları Arttırma” bölgesel projemiz kapsamında, 2030 yılına kadar deniz koruma alanlarımızın %30 artırılmasına dikkat çekmek üzere ilgili tüm paydaşların katılımıyla Şubat 2022’de “Balıkçılığa Kapalı Alanlar Çalıştayı”nı gerçekleştirdik. Çalıştay’da balıkçılığa kapalı alanlardan örnekleri paylaştık, yeni alanların ilan edilmesinde izlenmesi gereken temel prensipleri birlikte tartıştık ve son ürün olarak bir yol haritası oluşturulmasına katkı sağladık.

© WWF Türkiye

Kaş-Kekova’da Hayat Var

KEŞFET

Alanda yürütülen çalışmalar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü ve Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere alandan sorumlu kamu kurumlarıyla işbirliği içinde devam etmektedir.

MedPAN (Akdeniz Deniz Koruma Alanları Yöneticiler Ağı) kurucu üyelerinden olan WWF-Türkiye, deniz koruma alanlarının ilanı ve etkin yönetimi, iyi uygulama örneklerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ve deneyim paylaşımı için ulusal ve bölgesel işbirliklerini desteklemektedir.

 

© Tahsin Ceylan

DENİZ KORUMA ALANLARI STK AĞI


Türkiye’deki deniz ve kıyı koruma alanlarının etkin bir şekilde korunması ve yönetiminin sağlanması için, AB Sivil Toplum Diyaloğu VI. Dönem desteğiyle 2021-2022 yıllarında yürütülen “Deniz Kıyı Diyaloğu Projesi” kapsamında deniz ve kıyı alanlarının korunması için çalışmalar yürüten 8 STK biraraya gelerek Deniz Koruma Alanları STK Ağı’nı oluşturduk. Sivil inisiyatiflerin kapasite geliştirmelerine katkı sağlamak amacıyla Proje Evi Kooperatifi işbirliğiyle, “Deniz Koruma Alanları Savunuculuk Rehberi”ni hazırladık. Deneyim paylaşımını yaygınlaştırmak üzere denizkorumaalanlari.org web sitesini kurduk. Yerel STK’ler ile kapasite artırımı toplantıları ve çalıştayları gerçekleştirdik.

Deniz varlıklarının iyileşmesi, ekonomik fayda sağlamaya devam etmesi ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya katkı sağlaması için, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamındaki küresel taahhütlerin, 2030’a kadar Akdeniz’in en az yüzde 30’unu koruma altına alacak iddialı bir bölgesel plana dönüştürülmesi çalışmalarına katkı sağlamak üzere ilgili tüm paydaşlarla çalışmalarımıza devam ediyoruz..

 

© DENİZ KAPLUMBAĞASI

DEĞİŞİMİN PARÇASI OL

Hayatınızda ufak değişiklikler yaparak büyük değişimlere katkıda bulabilirsiniz. Tehlike altındaki bir türü evlat edinin veya düzenli destekçi olun, WWF-Türkiye ailesine siz de katılın! Doğamız için yaptığımız her proje sizinle #BirlikteMümkün

Destek Ol